Advert

Başbakan Yıldırım: Rejim tartışması ey Kılıçdaroğlu, 1923’te bitti

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, 'Şimdi 'Rejimi değiştirecekler' diyor. Rejim tartışması ey Kılıçdaroğlu, 1923'te bitti. Cumhuriyeti tartışan kimse yok. Olsa da önce karşısına çıkan AK Parti olur. Bunu da bil. Biz rejimi değil, vesayet anayasasını değiştirmek istiyoruz' dedi.

Başbakan Yıldırım: Rejim tartışması ey Kılıçdaroğlu, 1923’te bitti

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, "Şimdi 'Rejimi değiştirecekler' diyor. Rejim tartışması ey Kılıçdaroğlu, 1923'te bitti. Cumhuriyeti tartışan kimse yok. Olsa da önce karşısına çıkan AK Parti olur. Bunu da bil. Biz rejimi değil, vesayet anayasasını değiştirmek istiyoruz" dedi.
Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM'deki grup toplantısında hitap etti. Konuşmasında, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) 33'üncü kuruluş yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başbakan Yıldırım, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. Kıbrıs'ta dönüşümlü başkanlığı içeren, adil paylaşımlı bir çözüm istediklerini dile getiren Yıldırım, "Bu görüşmelerden ümit ederiz ki hayırlı bir sonuç çıkar. Sonuç ne olursa Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını geriye götürecek hiçbir çözüm asla ve asla kabul edilemez. Kıbrıs'ta iki taraflı, dönüşümlü başkanlığı içeren, adil paylaşımlı bir çözümü biz de çok arzu ediyoruz. Kıbrıs'ta geçmişte yaşanan olayların bir daha olmaması için Türkiye'nin etkin garantisi aynen devam etmektedir. Bu konuda farklı alternatifler ortaya sürenler, asla yanılgı içerisinde olmasın. Ümit ederiz ki bu görüşmeler, iki tarafı da memnun edecek şekilde bir sonuca bağlanır" diye konuştu.

'EL BAB' AÇIKLAMASI: DEAŞ UNSURLARINDAN KISA SÜREDE TEMİZLEMİŞ OLACAĞIZ
Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığının eksilmeden devam ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Kış aylarında ara vermek yok. Kış, kar, soğuk demeden terör yuvalarını dağıtmaya devam edeceğiz. Ülkemizin başını ağrıtan bu şer odaklarına göz açtırmayacağız. Irak ve Suriye üzerinden ülkemize yönelik oradaki iç karışıklıklardan dolayı terör tehdidi halen devam ediyor. Türkiye'yi tehdit eden terör bitinceye kadar hem içeride hem dışarıda mücadeleyi sürdüreceğiz. Fırat Kalkanı ile halen yoğun bir şekilde devam ediyor. Aynı şekilde Irak'ta muhtemel gelişmeleri dikkate alarak bu bölgede gerekli hazırlıklarımızı yapıyoruz. Hem ülke güvenliğimiz hem sınır boylarındaki Suriyeli ve Iraklı kardeşlerimizin güvenliği için önemlidir. Suriye'de birliklerimizle ÖSO, El Bab'a ilerliyor. Burayı da DEAŞ unsurlarından kısa sürede temizlemiş olacağız" ifadelerini kullandı.

"IRAK VE SURİYE'DE DEMOGRAFİK YAPININ DEĞİŞTİRİLMESİNE RIZA GÖSTEREMEYİZ"
Terörle mücadele üzerinden Irak ve Suriye'de yaşanan gelişmelere değinen Başbakan Yıldırım, "Ayrıca PYD, YPG, PKK terör örgütlerine karşı da operasyonlarımız amansız şekilde devam ediyor. Irak ve Suriye'de demografik yapının değiştirilmesine asla rıza gösteremeyiz. Aksi bir durum bölgede yıllarca devam edecek bir iç çatışmanın başlaması anlamasına geliyor. Türkiye olarak bütün çabamız, bölge halkının huzuru, geleceği, can güvenliklerinin sağlanmasıdır" dedi.

TRUMP KARŞITI PROTESTOLARA ELEŞTİRİ: DEMOKRASİYE KARŞI KABUL EDİLEMEZ BİR DURUM
ABD'de Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ın başkan seçilmesinin ardından, çeşitli eyaletlerde Trump'a karşı düzenlenen protestoları eleştiren Başbakan Yıldırım, "Bu süreci tüm ülkelerin iyi okuması, dünya genelindeki değişimin dinamiklerini anlamaya gayret etmesi gerekiyor. Sandıktan çıkan sonucu sokak şiddetleriyle yok saymaya çalışmak, demokrasiye karşı kabul edilemez bir durumdur. Aksi halde demokrasinin temeli olan seçme ve seçilme hakkının anlamı kalmaz" açıklamasında bulundu.

YILDIRIM'DAN AB'YE: TERÖRİSTLERİN AĞZINDAN KONUŞMAYI BIRAKSIN
Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'ye yönelik eleştirilerine tepki gösteren Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: "Türkiye hakkında bugünlerde AB çevrelerinde uzun zamandır birtakım olumsuz beyanatlar birbiri ardına devam ediyor. Bunlar bilgiye dayanmayan, objektiflikten uzak yaklaşımlardır. AB'deki dostlarımız, maalesef 15 Temmuz'a ülke olarak uğradığımız alçak saldırı karşısında beklediğimiz net tavrı ortaya koyamadılar. Eğer demokrasi ve özgürlüklere inanıyorsanız bir milletin topyekün verdiği bu destansı mücadeleyi ancak ve ancak ayakta alkışlarsınız. Bu tavrı güçlü bir şekilde ortaya koyamıyorsanız kusura bakmayın sizin samimiyetinizi sorgularız. PKK'ya FETÖ'ye kucak açanlar, terörist başının posterlerini duvarlarına asanlar, Türkiye'ye ayar vermeye çalışamaz. AB önce şu teröristlerin ağzından konuşmayı bıraksın. Önce terör grupları ve onların siyasi uzantılarına destek olmaktan vazgeçsin. Tercihini yapsın. Türkiye ile mi yola yürüyecek yoksa Türkiye'nin düşmanlarıyla mı el ele kol kola hareket edecek? AB önce buna bir karar versin. Bu ülke ne Avrupa ne başka bir millet. Hiçbir ülkeden talimat almaz. Hiçbir ülkenin yönlendirmesiyle hareket etmez. Bugün Türkiye'de ne demokrasi ne hukukun üstünlüğü ne de özgürlükler hiçbir şey tehlike altında değildir"

AB'NİN 'TERÖR YASASINI DEĞİŞTİRİN' ÇAĞRISINA YANIT: TERÖR ÖRGÜTLERİNİN TELKİNİYLE SÖYLÜYORLAR
AB'nin Türkiye'ye yönelik 'Terör yasasını değiştirin' çağrısına yanıt veren Başbakan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: "Aynı anda birden fazla cani örgütle mücadele halinde olan Türkiye kararlılıkla bu yoluna devam edecektir. Şimdi AB tutturmuş, 'Terör yasasını değiştirin'. Nereden çıktı kardeşim? Türkiye terörle amansız mücadele veriyor. PKK, PYD, YPG bütün terör unsurlarıyla mücadele ederken, terör yasasını değiştirmek neyin nesi? Ne olduğunu biliyoruz. Terör örgütlerinin telkiniyle bunu söylüyorlar. Kusura bakmasınlar"

"BU ÇİFTE STANDARTI ASLA KABUL ETMİYORUZ"
Bazı Avrupa ülkelerinin, Türkiye'deki milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili art arda eleştiri sıraladığını belirten Yıldırım, "Milletvekili dokunulmazlıkları her zaman AB ülkeleri de dahil zaman zaman kaldırılmıştır. Ortada ciddi suçlamalar varken, yargı görevini yerine getiriyor, diye yaygara koparıyorlar. Bu haksızlığı, bu çifte standardı asla kabul etmiyoruz. AB ülkelerinin kendilerine hak gördüklerini Türkiye de kendisine hak görüyor. Meselenin tartışılacak hiçbir yanı yoktur" diye konuştu.

AB'NİN İLERLEME RAPORU'NA TEPKİ: MAKSADINI AŞAN İFADELERLE DOLU, ASLA KABUL ETMİYORUZ
AB tarafından yayımlanan Türkiye'nin ilerleme raporuna da tepki gösteren Yıldırım, "AB'nin son açıkladığı rapor, bizi hem üzmüş hem de rahatsız etmiştir. Bugüne kadar AB işe yürüttüğümüz müzakerelerde yapıcı eleştirileri hoşgörüyle karşıladık ve gereğini yaptık. Ancak son ilerleme raporu, maksadını oldukça aşan ifadelerle dolu ve bunları Türkiye olarak asla kabul etmiyoruz. Biz AB'yi terörle mücadelede hep yanımızda görmek istedik, teröristlerin arkasında değil. Terör küresel bir insanlık sorunudur. Bizim terörle mücadeleden vazgeçmemiz ya da geri adım atmamız asla beklenmemelidir. Bu kararlılığı gösteremeyen ülkeler korkarım ki bir gün kendileri de yaptıkları yanlışla acı bir şekilde yüzleşecek" açıklamasında bulundu.

TUTUKLU HDP'Lİ VEKİLLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA: ÜÇÜNCÜ BİR YOL YOK
Tutuklanan HDP'li milletvekilleri hakkında verilen kararın, yargının işi olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bazı milletvekillerinin yargı kararıyla ifade vermeye getirilip, bir kısmı hakkında tutuklama kararı verilmesi tamamen hukukun, yargının işidir. Yapılan işlemler de hukuk çerçevesinde yürümektedir. Haklarında teröre destek vermek, terör propagandası yapmak, terör örgütü üyesi olmak gibi ağır iddialar vardır. Milletten aldığı yetkiyi hiçbir vekil, terörü besleyip, halka düşmanlık etmek için kullanamaz. Bunlar yargının önünde ya aklanacaklar ya da yaptıklarının hesabını verecek. Bundan başka üçüncü bir yol yoktur" ifadelerini kullandı.

HDP GRUBUNA KATILAN AB BÜYÜKELÇİLERİNE TEPKİ: HUKUKUN İŞLEYİŞİNE AB BÜYÜKELÇİLERİ KARAR VEREMEZ
HDP'nin grup toplantısına katılan AB büyükelçilerini eleştiren Yıldırım, "Türkiye'de hukukun işleyişine AB büyükelçileri karar veremez. Milletimiz, AB büyükelçilerinin HDP grubunda verdikleri o trajikomik fotoğrafı asla unutmaz. HDP bütün çağrılara rağmen terörle arasına mesafe koyamayan bir parti olmuştur. Destek olmak AB büyükelçilerinin işi olmamalı. PKK'ya, DEAŞ'a ve bilimum terör örgütlerine yurt içinde ve yurt dışında operasyonlarımız sürecek" dedi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMASI: REJİMİ DEĞİL, VESAYET ANAYASASINI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ
Anayasa değişikliği konusunda önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Başbakan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da seslenerek, şu açıklamalarda bulundu: "Sayın Kılıçdaroğlu, dediğim dedik, çaldığım düdük, diyor; başka bir şey demiyor. Önüne gelene dost düşman demeden AK Parti'yi kötülüyor. Hem Sayın Cumhurbaşkanı'mızla hem de hükümetimizle ilgili bu iddiaları delillendirdiğini bugüne kadar görmedik. Asılsız ispat, asılsız iddia nasıl ispat olacak. Şimdi rejimi değiştirecekler, diyor. Rejim tartışması ey Kılıçdaroğlu, 1923'te bitti. Cumhuriyeti tartışan kimse yok. Olsa da önce karşısına çıkan AK Parti olur. Bunu da bil. Biz rejimi değil, vesayet anayasasını değiştirmek istiyoruz. Bırakın buna millet karar versin. Milletin kararına engel olmayın, ipotek koymayın. Olmak isteseniz de olamazsınız. Nihayet hükümet sistemi değişikliğiyle sınırlı bir anayasa değişikliği konusunu yüce Meclis'e getirmeye karar verdik. Bundan sonra karar yüce milletindir. Millet Meclisi, bu kararı milletin önüne gitmesine imkan verecek. Nihai kararı da her zaman olduğu gibi millet verecek"

BAŞBAKAN'DAN CHP LİDERİ'NE: HALA VAKTİN VAR, TREN KALKMADAN BİNEBİLİRSİN
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'Kapımız açık' mesajına yanıt veren Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: "CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki 'Kapımız açık'. Biz kapıyı hiç kapalı tutmadık. Bizim kapımız da açık. Hala vaktin var. Tren kalkmadan binebilirsin. Gelin, hep beraber yapalım. Yenikapı ruhunu yaşatalım ve vesayet kalıntısı bu anayasayı birlikte değiştirelim. İnşallah MHP ile bu değişiklikleri Meclis'imizin takdirine sunacağız. Oturur meseleyi müzakere ederiz. Bütün yanlarıyla değerlendiririz. Gelin, konuşalım. Kafanıza yatmıyorsa yine hayır, deyin. Daha konuşmaya başlarken 'istemezük' demenin demokraside yeri yok. Biz bu yolda yürümeye kararlıyız ve çalışmalarımızı da son noktaya getirdik. Zannediyorum çok kısa bir süre sonra da Meclis'te konu, gündeme alınacak, görüşülecek"


Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başbakan Yıldırım: 500 bin vatandaşımızı istihdam edeceğiz
Başbakan Yıldırım: 500 bin vatandaşımızı istihdam edeceğiz
Dolar ve euro da son durum
Dolar ve euro da son durum