Advert

Başbakan Yıldırım'dan PKK'ya: Asla muvaffak olamayacaklar

Başbakan Binali Yıldırım, Diyarbakır'da düzenlenen 'Zulme Hayır, Kudüs'e Destek' mitinginde yaptığı konuşmada, "Şiddet geride kaldı. Artık PKK size ilişebiliyor mu? Tehdit edebiliyor mu? Çocuklarınızı dağa kaldırabiliyor mu? Kaldıramaz; çünkü inlerine girdik, inlerinde onları etkisiz hale getirdik" dedi.

Başbakan Yıldırım'dan PKK'ya: Asla muvaffak olamayacaklar

İstasyon Meydanı'nda düzenlenen 'Zulme Hayır, Kudüs'e Destek' mitingi öncesi kentin farklı noktalarına afişler asılarak, el ilanları dağıtıldı. Mitingin yapılacağı İstasyon Meydanı ve meydana çıkan yollar, dün geceden itibaren trafiğe kapatılırken, güvenlik önlemleri alındı. Mitinge katılacaklar, İstasyon Meydanı'na 4 ayrı bölgede kurulan arama noktalarından alınırken, alanın çevresindeki hakim noktalara da keskin nişancı özel harekat timleri yerleştirildi.  

Mitingde başbakan yardımcıları ve çok sayıda bakan ile katılan Başbakan Binali Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bir yandan seçime giderken diğer yandan kardeşlerinin, komşularının acılarıyla da ilgilenmek durumunda olduğunu söyledi. Başbakan Yıldırım, Diyarbakırlıların, 1400 yıllık kardeşliğin gereği olarak Filistin'in, Gazze'nin, Mescid-i Aksa'nın yanında olduğunu söyledi. Ramazan ayına huzur içinde girmeyi beklerken, İsrail yönetiminin görülmemiş katliam gerçekleştirdiğini dile getiren Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Ülkeleri için barışçı gösteri yapan Filistinli çocukların, kadınların üzerine acımasızca kurşun yağdırdılar. Bütün İslam ümmetinin kalbine hançer sapladılar. Allah, zulüm düzenlerini başlarına yıksın. Dünyaya hükmeden zalimler, Müslümanların başını önüne eğdirmek istiyorlar. Selahaddin Eyyübi'nin, Sultan Alpaslan'ın, Fatih Sultan Mehmet'in intikamını almak istiyorlar. Diyarbakır buna izin verir mi? İşte, Diyarbakır bu. Diyarbakır her zaman dinine, vatanına, bayrağına sahip çıkan bir şehrimizdir. Diyarbakır insanı yurtseverdir. Bizler şerefimizle yaşamaya ahdetmiş, Rabb'imize söz vermişiz. Zalimlere, katillere, ruhlarını düşmanlara satan alçaklara boyun eğmeyiz, hak ve adalet yolundan asla ayrılmayız. Daima merhamet ve sevgiden yana olacağız. Her türlü ayrımcılığı, ırkçılığı reddedeceğiz. Hepimiz kardeşiz. Türk de olsak Kürt de olsak Arap da olsak hep beraberiz kardeşiz. Çünkü Rabb'imiz bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir. O'nun için biriz ve beraberiz. Şiddetin her türlüsünü reddedeceğiz, sorunlarımızı konuşarak, görüşerek, akılla bilimle halledeceğiz. Çözülmeyecek hiçbir sorunumuz yok. Yeter ki barış olsun, kardeşlik olsun, huzur olsun. Yeter ki bölücü terör örgütü PKK aramızdan def olup gitsin. Gençlerimizin kanına giren alçak terör örgütünü, Allah'a şükür sizlerin desteğiyle bugün artık ülkemize, şehrimize zarar veremeyecek hale getirdik. Allah'a verdiğimiz sözü yerine getirmek için ne kendi hukukumuzu çiğneteceğiz ne de başkalarının hukukunu çiğneyeceğiz. Türkiye'nin bütün vatandaşları eşittir, özgürdür. Bu ülkede hiç kimse 'birinci sınıf', 'ikinci sınıf' diye ayrılamaz. İstanbul'da, Diyarbakır'daki kadar Diyarbakırlı kardeşimiz huzur içinde yaşıyor. Bu birlik ruhunu gözümüzün nuru gibi koruyacağız." 

'ASLA MUVAFFAK OLAMAYACAKLAR'

Türk medeniyetinde adalet ve merhamet olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"Bizler sadece Müslüman Türkler, Kürtler, Araplar olarak bir arada yaşamadık. Başka inançtan, dinden olanlara kucak açtık. Bizim tarihimizde soykırım yok, utanç yok, kendisi gibi olmayanı reddetmek yok. Aramıza ayrılık gayrılık tohumları ekmek isteyenler şunu bilsin ki asla muvaffak olamayacaklar. Amerikan yönetimi bir yanlış karar verdi. Adeta ateşe benzin döktü. Büyükelçiliğini inatla bütün uluslararası kanunlara, kurallara aykırı olarak Kudüs'e taşıma inadından vazgeçmedi. 14 Mayıs'ta Amerika, İsrail ile beraber Kudüs'te büyükelçilik açarken, eğlence yaparken, aynı zamanda savunmasız bebekler de dahil Filistinli kardeşlerimiz, İsrail askerlerinin kurşunlarıyla şehit oldular. Amerika, İsrail bu alçakça saldırıyı sadece seyretti, sadece eğlenceyle geçiştirdi. Ey yeryüzünün vicdansız zorbaları; yazıklar olsun size, yuh olsun size. Ey mukaddesat bilmeyen, ey peygamber hatırası dinlemeyen zalimler; biliniz ki zulümle abat olunmaz. Diyarbakır'dan İstanbul'a, Bingöl'den İzmir'e 81 milyon vatan evladının, insanlığın vicdanına kurşun sıkan İsrail’i kınadığını, Diyarbakır'dan bir kez daha ilan ediyorum. Millet olarak Filistin halkının ve Filistinlilerin haklı davasının yanında olduk, yanında olmaya devam edeceğiz. Filistin meselesi sadece Filistinlileri ilgilendirmiyor. Filistin, Türkiye’nin de meselesidir, bütün İslam ümmetinin meselesidir. Bizim sırtımızda koca bir tarihin yükü var. Avrupa Ortaçağ karanlığında can çekişirken, bizim ecdadımız, devletimiz, yeryüzüne ışık saçıyordu. Biz yüzyıllarca farklı inançları, düşünceleri bir arada tutarak yaşadık. Bugün de birliğimizi, kardeşliğimizi, dayanışma ruhumuzu korumaya devam ediyoruz. Bunun için dünyanın bütün mazlumlarının yanındayız. Bunun için kan döken terör örgütlerinin karşısındayız. PKK'nın da PYD'nin de YPG'nin de DEAŞ'ın da FETÖ'nün de alayının karşısındayız."

'ŞİDDET GERİDE KALDI'

PKK'nın 'Kürtler' diye bir sorunu olmadığını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti: 

"Kürtlerin 'PKK' diye bir sorunu var. Bu sorunun da hep beraber üstesinden geldik. Artık gençlerimizi dağa çıkaramıyorlar, evlerimizi basıp, insanlarımızı öldüremiyorlar, huzurumuzu bozamıyorlar, bozamayacaklar. Çünkü bu ay yıldızlı bayrağı sallayan Diyarbakırlı kardeşlerim teröre en güzel cevabı veriyor. Bu örgütler hepsi proje örgütüdür. PKK da PYD'de YPG de FETÖ de bir projedir DEAŞ da bir projedir. Bu ülkemiz üzerinde, çevremizde, Kuzey Irak'ta, Kuzey Suriye'de emperyalist hedefleri olan ülkelerin maşasıdır. Onların üzerimize saldığı örgütlerdir. Ellerine tutuşturulan silahlarla kendi ülkesine, kendi insanına acı yaşattırıyorlar. Bunlara karşı uyanık olacağız, bir olacağız, beraber olacağız, birlikte Türkiye olacağız. Acı ve gözyaşı kaderimiz değildir. Bütün zor zamanlar geride kaldı. Çukur kazdılar, kazdıkları çukura kendileri düştüler. Şimdi artık o çukurların hepsi kapandı. Yıkılan yerler yeniden yapıldı. Camiler, evler, iş yerleri, hepsi yeniden yapıldı. Şimdi kırılan gönülleri yapma zamanıdır. Yapılan binalar, iş yelerleri, ibadethaneler, okullar yenisi daha güzeli yapıldı. Ama istiyoruz ki hiç kimse, hiçbir güç bizim gönüllerimizi kırmasın, gönüllerimizi birbirimizden ayırmasın. Büyük mesafeler aldık. Çözemeyecek hiçbir sorunumuz yok. Aslında bu örgütlere bu ülke, benim Diyarbakırlı kardeşlerim çok önemli bir fırsat verdi. Dediler ki 'Artık kan dökmeyin. Terörle bir yere varılmaz. Buyurun el sıkışalım, kucaklaşalım, çözüm yapalım' dedi. Ama onlar ne yaptı? Tanışık köyünde masum 12 kardeşimizi katlettiler alçaklar. Kardeşliğimize, birliğimize dinamit vurdular. Şiddet geride kaldı. Artık PKK size ilişebiliyor mu? Tehdit edebiliyor mu? Çocuklarınızı dağa kaldırabiliyor mu? Kaldıramaz; çünkü inlerine girdik, inlerinde onları etkisiz hale getirdik."

'HİÇBİR ŞEYTANİ ÖRGÜT, BU ÜLKENİN ANALARINA GÖZYAŞI DÖKTÜREMEYECEK'

Başbakan Yıldırım, emperyal güçlerin şimdi de Irak'ta, Suriye'de bir terör yapılanmasına girdiklerini belirterek, bunların amacının ne Araplar ne Kürtler ne Türkmenler ne Türkler olduğunu söyledi. Bu güçlerin amacının kardeşliği bozmak, terörü daha da azdırarak, bölgenin kalkınmasını, refahını, gençlerin geleceğini karartmak olduğunu dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti: 

"Bunun için milyonlarca Suriyeliye Kürt, Türk, Arap demeden, evimizi açtık; kucağımızı açtık. Ölümden kaçan, hayatını kurtarmak isteyen kardeşlerimize ev sahipliği yaptık. O yüzden Filistin meselesi bizim meselemizdir, diyoruz. Bu yüzden diyoruz, devlet vatandaşındır. Devletin gücünü kendi gücü zannedenler, Türkiye'de darbe yapmaya kalktılar, milli iradeyi yok etmeye çalıştılar, vesayet altına girdiler. Devlet içinde vesayet odakları buldular. Bunun son örneğini 15 Temmuz'da yaşadık. FETÖ suçüstü yakalandı, darbe yapmaya kalktı. Darbeyi de siz durdurdunuz. Onlara dünyayı dar ettiniz, bayrağı indirtmediniz, ezanları dindirtmediniz. Bu mübarek milletin bütün değerlerini, inançlarını kullandılar. Sizin verdiğiniz sadakayı, zekatı, her şeyi terör örgütüne aktardılar. Kendilerine de ana ve babalarına da ülkemize de hıyanet ettiler. Biz artık hiç bir yavrumuzu, evladımızı kaybetmek istemiyoruz. Hiçbir şeytani örgüt, bu ülkenin analarına bir daha gözyaşı döktüremeyecek. Hiçbir şeytani şebeke, bu ülkenin çocuklarını dağa çıkaramayacak. Bütün vatandaşlarımızın hukukuna sımsıkı sahip çıkacağız." 

'YAPTIKLARIMIZ YAPACAKLARIMIZIN TEMİNATIDIR'

Türkiye'de 'vesayet, darbe ve tek parti dönemi' dendiğinde akıllara CHP'nin geldiğini belirten Başbakan Yıldırım, "Bugün Türkiye'de dikili ağacı bulunmayanlar, Diyarbakır'a hiçbir hizmet yapmayanlar, proje üretmeyenler konuşmaya gelince maşallah frenleri tutmuyor. Bol keseden atıyorlar. Önümüzde bir seçim var. 24 Haziran seçimlerine Diyarbakır hazır mı? Milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'ı cumhurbaşkanı yapacak mıyız? 24 Haziran'da yeni bir destan yeni bir zafer yazacak mıyız? Diyarbakır işi bitirmiş, helal olsun size Diyarbakır. Adaylar meydana çıktı. Her biri vaatlerini veriyorlar. Neler, neler söylüyorlar. Birisi 'Güneşi sağ elinize, ayı da sol elinize vereceğim' diyor. Bir başkası, AK Parti'nin 15 yıldır hizmetlerinden haberi yok, bizim yaptığımız işleri 'Yapacağım' diye anlatıyor. Bunlar konuşsunlar, içindekileri dışına çıkarsınlar, eteklerindeki taşları döksünler, yorulsunlar. Biz çıkıp meydana diyeceğiz ki 'Ey Diyarbakırlı biz vaat vermeyiz, biz yaparız'. 15 yılda yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır, garantisidir diyoruz" diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

​"Çukur eylemleriyle Sur ve Diyarbakır'ın birçok yerinde maalesef binalar yıkıldı, hayatlar söndürüldü. 6-8 Ekimi iyi hatırlattınız. Bugün meydanlara çıkanlar, sizden oy isteyenlere deyin ki '6- 8 Ekim olaylarını unutmadık'. Masum 53 kardeşimizi katledenleri unutmadık, unutmayacağız. Kardeşliğimizi, birliğimizi bozanlara asla prim vermeyeceğiz. Terörün belini kırdık. PKK'yı aramızdan söküp attık. PKK sevicileri de sandığa gömecek miyiz, terör örgütünün kontrolünden çıkamayanları sandığa gömecek miyiz? Terör bitti. Terör bize ne zarar verdi? Kalkınmamızı geciktirdi, büyümemizi geciktirdi. Fabrika açacaktık, açamadık. Çünkü önce güvenlik, huzur, istikrar geliyor. Şimdi bütün bunlar ortadan çıktığına göre cazibe merkezi programını hayata geçiriyoruz. Bu ne demektir? Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Hakkari, Van, Siirt, Bingöl, Muş Ağrı, Erzincan, Malatya, Adıyaman, velhasıl Doğu ve Güneydoğu'da bulunan 23 ilimize özel bir kalkınma programı başlatıyoruz. Bu kalkınma programı ile birlikte artık gençlerimiz dağa değil; 2023, 2053 hedeflerine doğru bakacaklar. Gençlerimizin hayalini, geleceğini terör örgütleri artık çalamayacak. Çünkü artık gencimizin de yaşlımızın da kadınımızın da erkeğimizin de yanında devlet var. Devlet, vatandaş el ele daha güzel günlere hep birlikte yürüyeceğiz. Birlik beraberlik kardeşliğime kastedenlere katiyen fırsat vermeyeceğiz, onların oyununa gelmeyeceğiz."

 

BAŞBAKAN YILDIRIM, BİNGÖL'DE

AK Parti Gençlik Kolları ve il teşkilatı ile belediye görevlileri dahil olmak üzere toplam 150 kişi iftar yemeğinde görev aldı. 1 nolu sentetik sahada kurulan masalarda yaklaşık 5 bin kişiye iftar yemeği verildi. Sentetik alanda kurulan masalara partililer hummalı bir şekilde çalışarak, ayran, yoğurt, ekmek, pilav ve güveç dağıttı. İftar saati gelmeden masaların tümüne yemek servisi verildi. 

23.5 MİLYONA MALOLDU

2017 Nisan ayında yapımına başlanan Çapakçur viyadüğü, aynı yılın Kasım ayı içerisinde tamamlandı. 547 metre uzunluğunda, 23.5 milyon liraya maloldu. Çapakçur viyadüğü, daha önce 28 Kasım 2017 tarihinde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz'ın da katıldığı bir törenle kullanıma açılmıştı. 

"BİNGÖL'ÜN BOĞAZ KÖPRÜSÜ"

Uçakla Diyarbakır'dan Bingöl'e gelen Başbakan Binali Yıldırım, 1 nolu sentetik sahada hazırlanan iftar programına katıldı. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı iftar alanına vatandaşlar sıkı bir aramadan geçirildikten sonra alındı. Başbakan Yıldırım, iftar öncesi yaptığı konuşmada, açılışını yaptığı Çapakçur viyadüğünün, "Bingöl'ün boğaz olduğunu söyledi. Viyadüğün Bingöl'e çok yakıştığını belirten Başbakan Yıldırım, "Bingöl'de nerdeyse boğaz köprüsü olan çok güzel bir köprü olmuş, Bingöl'e çok yakışmış" dedi.  

"63 KARDEŞİMİZİN KATİLİ İSRAİL VE AMERİKAN YÖNETİMİDİR"

Diyarbakır'daki Kudüs mitinginden geldiğini hatırlatan Başbakan Yıldırım, "Diyarbakır'daki kardeşlerimizle, alçakça saldırıyı kınadık. Kudus ilk kıblemiz, mukkades bir belde. Sadece müslüman ve hristiyanların değil, 3 dinin buluştuğu, hoşgörünün, insanlığın merkezi. Ama İsrail yönetimi bu güzel beldeyi kana buladı. 8 yaşındaki bebekten, 70 yaşındaki neneye kadar herkesi gözlerini kırpmadan öldürdü. Bu vahşete de dünyanın efendisi olduğunu söyleyen Amerika, seyirci kaldı, teşvik de etti. Dolayısıyla Filistin'de şehit edilen 63 kardeşimizin katili İsrail yönetimi olmakla beraber, aynı zamanda Kudüs'e büyükelçiliğini taşımada ısrar eden Amerikan yönetimidir, ikisi de sorumludur. Bölgeyi kana bulamışlarlardır, istikrarı, barışı malesef yıkmışlardır. Malesef Ramazan ayında böyle hazin bir tablo ile karşı karşışa geldi. Bir kaç yıl önce bu toraklarda dışardakı emperyalizmin proje olarak ürettikleri terör örgütlerinin birliğimize, kardeşliğimize ne kadar zarar verdiğini biliyosunuz. O terör örgütlerinin yerinde artık Ay Yılldızlı bayrağımız her yerde dalgalanıyor hamdolsun rabbime. Hep birlikte başardık" şeklinde konuştu.

EZAN OKUDU AMA BAŞBAKAN KONUŞMASINA DEVAM ETTİ

Başbakan Yıldırım, konuşmasını yaptığı sırada ezan okunmasına rağmen, "Bu arada ezan okundu, Allah orucunuzu kabul etsin. Bir taraftan iftarınızı açın, bir kulağınız da bende olsun" diyerek konuşmasına devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bosna Hersek'te olduğunu kaydeden Yıldırım, Erdoğan'ın selamını getirdiğini aktardı. 

"TERÖR OLMASAYDI BU BÖLGELER BİR KAT DAHA BÜYÜYECEKTİ"

Konuşmasında bölgede daha önce yaşanan terör olaylarına da değinen Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: 

"Terör olmasaydı bugün, bu bölgeler bir kat daha büyüyecekti. Ama kaybolan zamanı geri getiremeyiz. Ama Bingöl'ün kalkınmasını, gelişmesini ve aradaki mesafeyi kapatmasını sağlayabiliriz. Yeterki barış olsun, kardeşlik olsun, huzur olsun, terör başımızın belası olmasın. Hamdolsun sizin dik duruşunuz ve hükümetimizinm, devletimizin teröre karşı yürütüğü amansız mücadeleyle bu belayı ülkemizden defettik. Hatta ülkemizden de değil, aynı zamanda bu alçaklar Türkiye'de milleti rahatsız edemeyince, bu sefer Irak'ın, Suriye'nin kuzeyinde yapılandılar. Büyük, dost bildiğimiz devletler de bunlara yardım ettiler, destek verdiler, silah verdiler. Ama bu millet Çanakkale'de, Dumlupınar'da ve Sarıkamış'ta nasıl düşmana 'dur' dediysek, nasıl gözünü kırpmadan şehadete yürüdüysek, aynı zamanda Fırat kalkanı ile Afrin operasyonu ile başımıza bela olan YPG, PKK, DEAŞ gibi proje örgütlerinin ipi aynı elde. Kim bunlara destek verse onun işini görürler. PKK'nın Kürt kardeşlerimle ilgili bir işi yok. Bu lükenin birliğine, kardeşliğine zarar veriyorlar. Terör örgütünün yaptığı yıkım ve bölücü faaliyetler var ortada. Bingöl yakın tarihimizde her zaman bayrağına sahip çıkmıştır, vatanına sahip çıkmıştır, birliğine, beraberliğine sahip çıkmıştır. Asla teröristlerin bizi rahatsız etmesine, insanların arasına girmesine izin vermemiştir. Çünkü Bingöl halkı dinini, bayrağını, devletini seven, değerli kardeşlerim; niye kavga edeceğiz, niye anlaşmayacağız? Anlaşmamız için çok sebbebimiz var, kavga için hiç sebebimiz yok. Gelecek hepimizin, yavrularımızın geleceği. 2023 hedefine Türkiye'nin büyük hedeflerine yönlendirmeliyiz. Daha çok iş, aş imkanı sağlayacağız." 

"700 MİLYON LİRALIK SÜT TESİSİNDE 5 BİN KİŞİ ÇALIŞACAK"

Bingöl'e eli boş gelmediğini ifade eden Başbakan Yıldırım, "Bugün elimiz boş gelmedik. 2 tane müjdemiz var. Bingöl'e büyük bir süt entegre tesisi kuruyoruz, bunun kararını imzalayarak geldim. Bir işadamımız 700 milyon liradan fazla yatırım yapacak ve 5 bin kardeşimize iş, aş sağlayacak, hayırlı olsun. İmzaladık, kararını aldık bugün resmi gazetede yayınlandı. Ülkemde taş üstüne taş koyan herkesten Allah razı olsun. Burada süt entegre tesisi, fabrikalar kurulunca tabiatıyla hayvancılık, sütçülük gelişecek. Bingöllü vatandaşlarımız bundan kazanacak. Siz kazanınca da Türkiye kazanacak, Türkiye büyüyecek, daha da gelişecek. Gençlere daha güzel bir gelecek olacak. Hiç merak etmeyin yarınımız, bugünümüzden daha güzel olacak. Yeter ki huzur olsun, kardeşliğimiz daim olsun. Tarım Bakanlığımız da süt ile lgili yeni prim uygulamasını başlattı. Yüzde 100 süt alım primleri arttı, hayırlı uğulru olsun. Artık süt üretecileri daha fazla emeklerinin karşılığını alacak" ifadelerini kullandı. 

"BU SEÇİM FARKLI OLACAK

24 Haziran seçimlerine de kısaca değinen Başbakan Binali Yıldırım, "Önümüzde bir seçim var. Bir ay var. Sandığa gideceğiz. Bu seçim diğerlerinden biraz farklı. Aslında Bingöl bu seçimin kararını 16 Nisan halk oylamasında verdi. Cumhurbaşkanlığı halk sistmine evet diyerek, bu yolu açtı. 24 Haziran sadece bu işin uygulaması. Sandığa gideceğiz, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'ın inşallah seçeceğiz, sizin desteklerinizle seçeceğiz" şeklinde konutu. 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ara Güler'e veda
Ara Güler'e veda
3 ilde PKK operasyonu
3 ilde PKK operasyonu