“Malatyalılar 'Malatya Kayısısı' markası oluşturmak için harekete geçmeliler”

ALTINBAŞ Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Levent, Malatya kayısısının coğrafi işaretle tescil edilmesinin çok olumlu olduğunu fakat o belgeyi almanın yeterli olmadığını söyleyerek Malatyalıların 'Malatya Kayısısı' markası oluşturmak için harekete geçmeleri gerektiğini belirtti.

“Malatyalılar 'Malatya Kayısısı' markası oluşturmak için harekete geçmeliler”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik dün yaptığı açıklamada  "Malatya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından 2014 yılında yapılan müracaat, bugün itibarıyla tamamlandı ve 'Malatya kayısısı' AB tarafından coğrafi işaret olarak tescil edildi" dedi.Coğrafi işaret, belli bir niteliği, ünü ve diğer özellikleriyle, bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü tanıtıp, gösteren işaretlerdir.Altınbaş Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Levent konuya ilişkin açıklama yaptı.  Malatya kayısısının coğrafi işaretle tescil edilmesi konusunda örnek olması itibariyle yeteri kadar duyurusu yapılır, farkındalık yaratılırsa diğer ürünlerde de benzer örgütlenmelerin ortaya çıkabileceğini aktaran Levent, "Üreticinin hak ettiği fiyata kavuşabilmesi için çok önemli bir adımdır. Malatya ekonomisi de bundan olumlu etkilenecektir. Ama tek başına bu belgeyi almak yetmiyor. Peşinden koşmak gerekir. Nasıl tekstil ürünlerinde Türkiye'de uluslararası kuruluşlar taklit ürüne karşı mücadele ediyor. Malatyalılarda Malatya kayısısı markası oluşturmak üzere harekete geçmeli, kalite standartlarını belirlemeli, bir yandan bu standartlara uygun üretim yapılmasını garanti altına alacak öz disiplini oluşturmalı ve iç denetim sistemini kurmalıdırlar.  Bütün bunlar için kalkınma ajanslarında ve benzeri kurumlarda yeteri kadar fon var. Coğrafi işaretlemeile gelen kalite standardına gerçekten Malatya kayısısı üreten herkesin kesinlikle uyması gerekiyor, uymayanı kendi içlerinde uyarmaları lazım. Uyarıdan anlamayanı marka dışına atmaları gerekiyor. Bu şekilde hareket edilecek olursa, taklitlerden ve taklitçilerden sakınarak, “Malatya Kayısısının” arzını planlamak mümkün olur; bunun anlamı ise yörede önemli bir gelir ve refah artışı elde edilmesidir" diye konuştu.

"COĞRAFİ İŞARETLE BİRLİKTE ÜRÜNÜN ÜRETİM PROSESİ BELİRLENİYOR"

Coğrafi işaretin Türkiye'de tarım için son derece önemli bir unsur olduğunu fakat çok az kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Levent, "Yıllar öncesinden hukuki alt yapısı hazır olduğu halde gerekli üretici örgütlenmesi ve buna bağlı olarak üretici inisiyatifi oluşmadığı için az kullanılıyor. Eğer bir ürüne coğrafi işaret koyulursa o ürünün üretimprosesi tanımlanıyor ve bir yöreye bağlanıyor dolayısıyla ilgili yörede o prosesi uygulayan üreticiler bu işareti ve markayı (örneğin Malatya Kayısısı) taşıma hakkına sahip oluyor" ifadelerini kullandı.

"HERKES 'MALATYA KAYISISI' ÜRETEMEZ

Bunun belli şartları olduğunu,üretim sürecinin ayrıntılı olarak tarif eden kuralların konulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Levent, "Üreticinin uyması gereken kurallar bir belge verilerek standart hale getiriliyor. Hangi fidenin kullanılacağı, ürünün ne zaman hasat edileceği, budanacağı, ilaç sıklığının ve zamanlamasının belirlenmesi vb. gibiönceden belirlenmiş kurallara uyularak üretimin gerçekleştirilmesi gerekir. Üreticilerin olduğu bir kuruluş tarafından (bölgesel kalkınma ajansları da olabilir) bu prosesin gerçekten uygulanıp uygulanmadığını takip edilir, denetlenir ve ancak bu denetimden geçmiş, üretim şartlarını yerine getirmiş ve Malatya üretim bölgesinde kayıtlı üreticiler tarafından üretilen kayısılar için 'Malatya Kayısısı' ibaresini kullanılabilir. Örneğin Kayseri'de benzer kayısı üretilebilir ama 'Malatya Kayısısı' denilemez. Bu yerel işaretlemeler son derece önemlidir. Mesela Türkiye'de Ezine peynirinin durumu, Trakya'da, Konya’da İstanbul’da üretilen peynirlere deEzine Peyniri etiketi konuluyor. Oysa o Ezine peyniri değildir, gerek kalite standardı açısından gerek yerel bitki örtüsünün etkisini taşıyan sütün özelliklerini içermesi bakımından eksiktir ve farklıdır. Ezine Peyniri için yerel işaret alınmış olmasına rağmen gerekli hukuki girişimler yapılmadığı ve üreticiler yeteri kadar örgütlenmediği için her önüne gelen Ezine Peyniri‘üretebiliyor’ bu da Ezine Peynirinde bir kalite standardının oluşmasına ve dolayısıyla güçlü bir marka oluşturulmasına engel oluyor" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'DE TARIMDA TİCARETİ YAPAN KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR"

Eğer markayı koruma yeterliliği gösterilirse yerel kuruluşların ve üreticilerin arzı kontrol ederek fiyatı o kaliteye uygun hale getirebileceklerini belirten Prof. Dr. Levent, "Hem arzı daraltıyorsunuz hem de kalite standardı getirmiş oluyorsunuz dolayısıyla merdiven altında 'Ezine peyniri ürettim' diyen üretici sizin marka değerinizi düşürecek şekilde piyasaya mal süremiyor.Türkiye'de tarımdaki üreticiler maalesef örgütlü değil, ticaret yapan kazanıyor, üretici kaybediyor. Hayvancılıktan meyveye tarımın her alanında bu sorun var. Bugün Türkiye ciddi tarım ihracatçısı olması gereken bir ülkeyken pek çok alanda tarımsal ürün ithalatı yapıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
1 kilo tavuk fiyatına bir kasa balık
1 kilo tavuk fiyatına bir kasa balık
Sınırda askeri tatbikat sürüyor
Sınırda askeri tatbikat sürüyor