Reklamı Geç
Advert
Advert

Advert

Muharrem İnce: Ben doğru yaptığıma inanıyorum

Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, Selahattin Demirtaş'ı ziyaretini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik, Cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra 4 cumhurbaşkanı adayını da ziyaret ettiğini, ancak Erdoğan'ın meydanlarda sadece Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etmiş gibi gösterdiğini belirtti.

Muharrem İnce: Ben doğru yaptığıma inanıyorum
Advert

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yorulduğunu savunan Muharrem İnce, şunları söyledi:

"Yoruldu, çok yoruldu, acaba 'Muharrem alsın şunu ben kurtulayım' mı demek istiyor? Ben 'Fabrika, üretim' diyorum o 'Kıraathane' diyor. 'Gelsinler kek bedava' diyor. 'Atanamayan öğretmenler ben sizi atamayacağım' diyor. 'İmam Hatipli ben sana iş bulamayacağım' diyor. 'Lise mezunu gençler maalesef iş yok' diyor. 'Sizin için tek çözüm bir tabağa biraz kek koyacağım bir de çay vereceğim kek ve çayı yiyin.' Ama internet yok ha. Ona laf söylemeyeceksin diye yok. Hazreti Peygamberimiz 622'de hicret etti, 632'de vefat etti. Ondan önce bir hutbesi vardı, veda hutbesi, 100 bini katılmıştır. O hutbede Hazreti Peygamberimiz 'Benden hakkı olan var mı?' diye sormuştur. Peygamber bile bunu yapıyor biz beyefendiyi eleştiremeyeceğiz. Eleştirdiğimiz zaman sabahın beşinde polisler gelecek. Bu Türkiye kalkınamaz, üretemez, zenginleşemez. Yargısı tarafsız ve bağımsız olan bir Türkiye lazım."

'BEN DOĞRU YAPTIĞIMA İNANIYORUM'

İnce, cumhurbaşkanı adayı olduktan sonra 4 cumhurbaşkanı adayını da ziyaret ettiğini, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın meydanlarda sadece Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etmiş gibi gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Bakın bunların nasıl insan olduklarını size şu görüntülerden göstereceğim: Olay şu;  4 Mayıs'ta cumhurbaşkanı adayı olduğumda cumhurbaşkanı adaylarını ziyaret ettim. En son da Erdoğan'ı ziyaret ettim, başarılar diledim. Sonra Hakkari'ye gittim miting yaptım. İzmir Marşını çaldık, herkeste Türk bayrağı. Miting alanında 'Sayın Akşener'in, Demirtaş'ın, Karamollaoğlu'nun ve Erdoğan'ın size selamı var' dedim. Hepsinin selamını söyledim onlara. Erdoğan bunu alıyor, benim videolarımı kesmiş sadece Demirtaş kısmını almış 'Bakın bakın Demirtaş'ı ziyaret etmiş' diyor. Ben doğru yaptığıma inanıyorum. Milletin gözünün önünde yaptım. Onu kesmiş. Seni bile ziyaret ettim sana bile katlandım ne yapayım daha. Sana mı soracağım birini ziyaret ederken. Sen kimsin? Yalan üstüne yalan. Erdoğan, tek parti döneminde 75 kişilik sınıflarda okuduğunu söylüyor. Cumhuriyet 1923'te kuruldu. Tek partili  dönem 1950'de bitti. Demokrat Parti geldi. Erdoğan kaç doğumlu 1954; doğmadan 4 sene önce ilkokula gitmiş. Atıyor."

'KÖPEKLERİN ÇEKTİĞİ AMBULANS GÖREN VAR MI TÜRKİYE'DE'

Cumhurbaşkanı seçildiği taktirde bebek bezi, çocuk maması ve sütün KDV'sini düşüreceğini bildiren Muharrem İnce şöyle konuştu:

"Türkiye garip bir ülke oldu. Dünyanın bütün ülkelerinde  fakirler mutsuz, zenginler mutlu. Türkiye'de zenginlerde mutsuz fakirlerde. Gelecek göremiyorlar zenginlerde. Mal mülkünün garantisi yok. 24 Haziran'dan sonra İnce ve Erdoğan farkını anlatayım size. Erdoğan döneminde millet kemer sıktı, benim dönemimde devlet kemer sıkacak. Bin 150 odalı sarayda yaşıyor bir sarayda yazlık Marmaris'e yaptırıyor 300 odalı. Size sözüm olsun ben bu sarayı kullanmayacağım, engelli çocuklara tatil için kullanacağım. Meydanlara geliyor ‘3-5 çocuk yap’ diyor. ‘Normal doğum yap sezeryan yapma’ diyor. Doğumun yöntemine de karışıyor. Adamın bakalım ekonomik gücü var mı? Sizin çocuk sayınıza karışamam, doğum yönteminize karışamam ama bakın bu çocuk bezi KDV'si yüzde 18. Benim görevim bundaki yüzde 18 KDV' yi düşürmek. Sütte KDV yüzde 8, mamada öyle. Sonra  5 çocuk yap. Nasıl yapacak. Şimdi Erdoğan anlatıyor. Biz iktidara geldiğimizde köpeklerin çektiği ambulans vardı diyor. Ben böyle birşey görmedim. Köpeklerin çektiği ambulans gören var mı Türkiye'de. Bu Sibirya ile ilgili bir film mi seyretti?"
 

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Kasmonu'dan önce Karabük'te Kent Meydanı'nda vatandaşlara hitap etti. Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Millet Kıraathaneleri' vaadini eleştirerek, "Ben meydanlarda 'aş, çocuklara iş, tencerede et' diyorum; o gelmiş meydanlarda 'Kıraathane açacağım' diyor. Aklımdan iki şey geçiyor. 'Acaba' diyorum 'Bunun yanında FETÖ'cüler mi var?' İkincisi de bıktı bu artık da 'Şu işi Muharrem İnce alsın da kurtulayım bu işten' mi diyor? Kıraathane açacakmış. 'Ben fabrika açacağım' diyorum, o 'Kıraathane' diyor. Ben 'Gençlere iş' diyorum. O bedava kek verecekmiş. Yani diyor ki; 'Ey milletim sizi de bu seçimde kekleyeceğim'. Böyle bir şey gerçekten inanılır gibi değil. Türkiye'de 16 yılda bir tane fabrika açmadı. Var olanları sattı. Şimdi kıraathane açacakmış, oturacakmışız, kekler çaylar bedavaymış, kitap okuyacakmışız. İnternetten haberin yok mu senin? İnternet bağlatacak mısın? Vikipedia'yı açacak mısın? Bunlar yok. Orada bedava kek yiyebilecekmişiz. Bedava kek yemek istiyorsanız Erdoğan'a oy verin. Fabrikada çalışıp ekmeğinizi kazanmak istiyorsanız bana oy verin" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bir televizyonda tartışmaya davet eden Muharrem İnce, şunları kaydetti:

"Meydanlara geliyor diyor ki 'Şehir hastanelerini Muharrem İnce beğenmiyor' diyor. 'Buralar çok güzel. Müşterisi de çok olacak' diyor. Lafa bak, hasta müşteri midir? Diyor ki 'Muharem İnce proje anlatmıyor, Muharrem İnce meydanlarda geziyor' diyor. Bay Erdoğan, Bay Recep sana sesleniyorum; Yüreğin varsa, cesaretin varsa, bilgin varsa istediğin bir televizyonda karşıma çık. Ben 'uzay madenciliği, kuantum, gelecek' diyorum, 'çocuklara aş, iş' diyorum, 'robot koordinatörlüğü' diyorum. 20-30 yıl sonrasını düşünerek diyorum. Siyasetçi ile devlet arasındaki fark odur. Siyasetçi gelecek seçimi düşünür. Devlet adamı gelecek nesli düşünür. Gel bir kanala istediğin yandaş gazetecileri de al, ekonomi tartışalım. Hani bana 'çırak' diyorsun ya, orada göstereyim usta kim, çırak kim? 'Eğer ekonomi tartışmak istemiyorsan, sanayiyi, dış politikayı, eğitimi tartışalım' demiyorum; zaten tartışamazsın. Benim karşıma çıkacak cesareti var mı? 'Diploması varsa çıkar' diyor biri. Olan var olmayan var, onu söyleme. Üniversite diploması olmaması ayıp değil, olmadan 'Var' demesi ayıp. Yandaş bir gazeteci açıklama yaptı, 'Vardı da FETÖ'cüler çaldı' dedi. FETÖ'cüler de 'Çalmaya gittik de bulamadık' dedi."

Bugün öğrencilerin karne aldığını, kendisinin de bir öğretmen olduğunu belirten Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a not verdiğini söyleyerek şöyle dedi:

"Biz dedik ki 'Ramazan ve Kurban bayramında emeklilere birer maaş verelim'. Bizden çaldılar projeyi ama eksik çaldılar. 1000'er lira dediler. 500 alan var, 600 alan var, 700 alan var. Durumun böyle olacağını biliyorduk. Meclis'e Plan Bütçe Komisyonu'nda önerge verdik, reddedildi. Yani burada bile dürüst olmadılar. Bu Ramazan ayında bile emeklilere yalan söylediler. Bugün çocuklar karne aldı. Ben de bir öğretmen olarak, Erdoğan'a bir iki not vereyim: Ekonomi bilgisi sıfır, tarım bilgisi sıfır, Türkçe sıfır. Çünkü 'CEHAPE' diyor, 'MEHAPE' diyor, öyle olmaz. CEHEPE olur, MEHEPE olur. İyi olan dersleri de var: Kandırılma 10 üzerinden 10, FETÖ'ye destek 10, işsizlikle mücadele 0."

'FETÖ KANDIRDI, APO KANDIRDI, OBAMA KANDIRDI'

Muharrem İnce, "Erdoğan diyor ki 'FETÖ bizim dönemimizde büyüdü.' Senin zamanında büyüdüyse Bank Asya'ya 100 lira yatırdı diye gariban memurlardan ne istiyorsun? En büyük FETÖ'cü sensin, büyüten sensin, kendin söylüyorsun. Bir gün 'Kandırıldım' diyor. Bir gün 'Kandırılmadım' diyor. FETÖ kandırdı, Apo kandırdı, Barzani, Obama kandırdı. Sonra çıkmış diyor ki 'Rabbim benin affetsin'. Ben de diyorum ki 'Rabbim onu affetme'. Ben de öyle dua ediyorum."

'APOLET' TARTIŞMASI

Muharrem İnce, 'apolet sökme' tartışmaları ile ilgili olarak ise şunları söyledi:

"Bu süreçte bir de başka tartışma var. 'Apolet sökersin, sökmezsin' tartışması. Birincisi, iftar yemeğine paşa katılabilir. Sakınca yok. İkincisi, üniforma ile katılır sakınca yok. Erdoğan beni eleştirirken paşa alkışlayamaz. Onu emekli ederim. Hiç şansı yok. 'Ben onun da paşasıyım' diyor. Arkadaş kantin asteğmenliğinden paşalığa terfi etti. Dediğimin arkasındayım. Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu siyasetin içinde olamaz. Siyasi partilerin rakiplerini eleştirdiği sofrada alkış yapamaz. Yaparsa 30 Ağustos'ta gönderirim onu. Başarılı bir paşaymış olabilir. Başarılıysa yaptığı görevden ödül veririm. Türkiye sahipsiz değil. Balkanlar'ı kaybetmemizin sebebi ordunun siyasete girmesidir. Bir gün Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Atatürk'e der ki: Şu iki bakanın yaptıklarını beğenmiyorum. Atatürk demiştir ki önce o üniformayı çıkar eleştirini öyle yap."

'EN BÜYÜK VAADİM; SİZİ GÜLÜMSETECEĞİM'

İnce, 'huzurlu bir ülke' vaat ederek, "Cumhurbaşkanı olduğumda saraya falan gelirseniz ben sarayda oturmayacağım. Çankaya Köşkü'nü kullanacağım. Atatürk'ün kullandığı mekanı kullanacağım. Sarayı ne yapacağız? Gençlere vereceğiz. Bilim merkezi yapacağız orayı. Bir, hemen barışacağız. İki, hızla büyüyeceğiz. Üç, adil bölüşeceğiz. Birinin bir saatte harcadığı paraya diğeri bir sene çalışıyor. Böyle adaletsiz ülkede barış, huzur olmaz. Size en büyük vaadim ne biliyor musunuz? Sizi gülümseteceğim. Huzurlu bir ülkede uyanacaksınız. Burası huzurlu bir ülke olacak. Adam sabah akşam bağırıyor. Ne zaman televizyonu açsam bağıran bir adam var. Bunu bitireceğim" dedi.

ŞEHİR HASTANELERİ

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, şehir hastaneleriyle ilgili de eleştiride bulunarak, şöyle konuştu:

"2016 yılında devlet 728 milyon kira ödemiş. Kamu binalarını kiralıyor. Yahu bu kadar kira parası vereceğine, yapıp binanın sahibi olsaydın. 2017'de 901 milyon kira ödemişiz. Bu nasıl biliyor musunuz? Yandaş iş adamına bir AVM yaptırıyor. Onun katlarını devlete kiralıyor. Mesela taşıt kirası 2017 yılında 549 milyon lira. Taşıt kiralamaya para ödemiş. Hani sürekli anlattığın şehir hastaneleri var ya. Meydanlara geliyor, nasıl utanmadan söylüyor şaşırıyorum. 'Muharrem İnce şehir hastanelerini yıkacakmış, köprüleri, camileri yıkacakmış' diyor. Yani niye yıkayım? Şehir hastanelerine yüzde 70 hasta garantisi verdiler. Yani hasta olmaya mecbursunuz. Köprüden geçmeye mecbursunuz. Havaalanında uçmaya mecbursunuz. 25 yıl kiracı olacaksın. Şehir hastanesi de yüzde 70 dolu olacak."

KÖPRÜ TARTIŞMASI

Köprü tartışmasına değinen İnce, "Geçen diyor ki 'Komünistler köprüyü satacaktı, Özal sattırmadı' diyor. Allah Allah, yahu bu tartışmayı dün gibi hatırlıyorum. Necdet Calp ile Özal karşı karşıya çıktı. Özal 'satacağım' dedi. Necdet Calp sattırmadı" ifadelerini kullandı. İnce, 1983 yılında Necdet Calp ve Turgut Özal'ın katıldığı bir televizyon programındaki görüntüleri izlettirdikten sonra şöyle devam etti:

"Özal da satmadı gerçi, yenisini yaptı. Hafızası da kaybolmuş. Abuk subuk şeyler anlatıyor. Bakın ne diyor biliyor musunuz? 'Ben' diyor 'tek parti döneminde ilkokulda 75 kişilik sınıflarda okudum' diyor. Cumhuriyet 1923'te kuruldu. 1950'de çok partili yaşama geçtik. Yani 1950'den sonra tek parti dönemi yok. Erdoğan 1954 doğumlu. Tek parti döneminde okumuş, sınıfta 75 kişi varmış. Doğmadan 4 sene önce ilkokulda okumuş. 'Yahu' diyorum, 'yalancı mı yoksa ince hastalığa tutulup morali bozulunca karıştırdı mı?' Hangisi acaba? Daha 15 gün var, kesin ince hastalığa tutulur bu. 'Bay Muharrem' diyor. Sözde beni elitist, seçkinci o noktalara koymaya çalışıyor. Ben sıradan bir köylü ailenin çocuğuyum halk çocuğuyum. Sen de benim gibiydin. İmam hatip lisesinde okurken fakir fukara garip gurebaydın. Ama harama bulaştın. Sen iyisi mi bu emeklilik günlerinde sana söz veriyorum, bir kıraathane kuracağım sana, orada oturacaksın. Hem kitap okursun hem de bedava kek yersin orada."

Advert

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Fırat'ın doğusunda teröristleri korku sardı
Fırat'ın doğusunda teröristleri korku sardı
Cenazeden dönen evli çift kazada can verdi
Cenazeden dönen evli çift kazada can verdi