Advert
Advert

Muharrem İnce, seçim manifestosunu Samsun'da açıkladı

CUMHURBAŞKANI adayı Muharrem İnce, Samsun’da yapacağı miting öncesi bir otelde 17 sayfalık seçim manifestosunu açıkladı.

Muharrem İnce, seçim manifestosunu Samsun'da açıkladı
Advert

17 sayfalık seçim manifestosunu açıklayan Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, ‘Gelecek Bildirgesi’ adını verdiği seçim manifestosunu dev bir Atatürk posteri ve Türk bayrağının asıldığı salonda açıkladı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin uygarlık rotasından çıkarıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı adayı İnce, “16 yıldır iktidarda bulunanların,  Türkiye Cumhuriyeti’nin beka sorunu ile karşı karşıya kaldığını itiraf ettikleri bir durumdayız. Türkiye artık, demokrasiden, hukuk devletinden, insan haklarından, özgürlüklerden söz edilemeyen bir ülke olmuştur. Halkın, yargı başta olmak üzere devlet kurumlarına inancı kalmamıştır. Yargı bağımlı hale getirilmiş, hukuk devleti ortadan kaldırılmıştır. İnsanlar ürkek ve sindirilmiş durumdadır. Hiç kimsenin yarın ne olacağına dair bir fikri ve inancı yoktur. Bizzat Anayasa Mahkemesi üyeleri tarafından Anayasası rafa kaldırılmış, olağan hukuk sistemi emir komuta hukukuna dönüşmüş ve kurumları Kanun Hükmünde Kararnamelerle işlemez hale getirilmiştir. Hep birlikte yaşadığımız, hep birlikte şahit olduğumuz kaygı verici, varlığımızı tehdit eden bir dönemin içinden geçiyoruz” dedi.

POLİTİKALARIMIZ BEŞ ANA SÜTUNA DAYALI OLACAK'

Ardından seçim manifestosunu açıklayan Muharrem İnce, “Memleketin yaralarını sarmak ve milletimizin dertlerine derman olmak hedefiyle, Cumhuriyetimizin örselenen değerlerini yeniden tesis etmeyi amaçlayan onarım politikalarımız, esas olarak, beş ana sütuna dayalı olacaktır. Cumhuriyet değerleri ve milletin kayıtsız şartsız egemenliği ilkesi üzerinde yükselecek olan bu sütunlar; hukukun üstünlüğü ilkesine dayalı, ‘Hukuk’ sütunu, temel hak ve özgürlükler, toplumsal barış, çoğulculuk, katılımcılık ve özgür basın anlayışına dayalı, ‘Demokrasi’ sütunu, üretime ve adil paylaşım anlayışına dayalı, ‘Ekonomi’ sütunu, barış ve güvenlik odaklı politikalara dayalı, ‘Dış Politika’ sütunu, ülkemizi muasır medeniyetin üzerine çıkarma hedefine dayalı ‘Eğitim’ sütunudur. Bu sütunlar üstünde yükselen onarım projemizin çatısını ‘kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter rejim’ oluşturacaktır. Bu politikaları uygularken çağdaş siyasetin ve çağdaş yönetimin vazgeçilmezleri olan katılım, adil ve sürdürülebilir kalkınma, yerellik, hesap verme, açıklık ve kalite ilkelerini sürekli göz önünde bulunduracağız” diye konuştu.


'TEMEL HEDEF HALKIN HUZURU'


Temel hedeflerinin halkın huzur, barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak olduğunu ifade eden İnce, “Bu hedefimize ulaşmak için uygulayacağımız politikalar ana başlıklar olarak şunlardır. Hukuk; hukuk devleti kavramını Türkiye için ütopya olmaktan çıkaracak, asgari bir standart haline getireceğiz. Hukuk devleti yoksa hiçbir şey yoktur. Hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için, yargının bağımsızlığını yeniden tesis edeceğiz. Bütün hukuki düzenlemeleri evrensel hukuk ilkelerine uygun hale getireceğiz. Hukuk devleti için ilk adım OHAL’in kaldırılması olacaktır. Başta Anayasa Mahkemesi olmak üzere devlet kurumlarının, tarafsız, çağdaş ve demokratik denetim yapma yetkisini kullanabilmesi için gerekli düzenleme ve reformlar derhal yapılacaktır. Yetkin ve tarafsız yargıçların seçilmişleri denetlemesi imkanı sağlanacaktır. Hakim ve savcıların talimatla hareket etmelerine son verilecektir.  Önünü iliklemeyen hâkim ve savcılar görev yapacaktır. Bağımsız, etkin ve gecikmeyen bir yargı düzeni kurulacaktır. Hakim ve Savcılar Kurulu yeniden yapılandırılacak, Adalet Bakanı ve Müsteşarı HSK’da yer almayacaktır. Yargıdaki siyasallaşma mutlaka önlenecektir. Yargı üyelerinin göreve başlaması siyasi erkin dışında olacaktır. Yargıç güvencesini sağlamak için gerekli bütün adımlar atılacaktır. Hak arama özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapılacaktır. Özel hayatın gizliliği en önemli ilkelerimizden biridir. Telefon dinlemeleri başta olmak üzere devletin, vatandaşın hayatına müdahale edecek hukuksuz uygulamaları engellenecektir. Demokrasi; yeni ve çağdaş bir Anayasa yapılarak, kuvvetler ayrılığına dayalı güçlü bir parlamenter rejim oluşturulacaktır. Demokrasiyi bütün kurum ve kurullarıyla kesintisiz biçimde işletmek vazgeçilmez hedefimizdir. Temel hak ve özgürlükler, kanun önünde eşitlik, çoğulculuk ve özgür basın anlayışı esastır. Katılımcılık, birlikte yönetim ve çoğulcu demokrasi ilkeleri doğrultusunda yükseltilecek olan demokratik toplum yapımızda yerel yönetimler ve sivil toplum ön plana çıkarılacaktır. Yerel yönetimler güçlendirilecektir. Merkezde toplanmış ve verimsizliğe yol açan idari yetkiler bu yönetimlere devredilecektir. Medya siyasetin ve sermayenin güç devşirme aracı olmaktan çıkarılacaktır. Tarafsız ve sorumlu yayımcılık anlayışına uygun düzenlemeler ivedilikle yapılacaktır. Demokrasimizi, milli bütünlüğümüzü ve güvenliğimizi tehdit eden FETÖ, PKK, İŞİD ve benzeri bütün terör örgütlerine karşı tavizsiz mücadele edilecektir” dedi.

'KAMU YÖNETİCİLERİNİ TARAFSIZ GÖREV YAPMALARI ESASTIR'

Kamu yönetimini denetlenebilen ve hesap verebilen bir hale getireceklerini belirten İnce, “Kamu yönetimi; kamu yöneticilerinin hukuka, bilime, kamu yararına uygun ve tarafsız biçimde görev yapmaları esas olacaktır. Kamu yöneticilerinin seçiminde ve yükseltilmelerinde liyakat ve ehliyet ana ilkemiz olacak, her tür ayırımcılığa son verilecektir. Kamu yönetimi denetlenebilen ve hesap verebilen bir hale getirilecektir. Kamu düzeninde devlet ve yurttaş arasındaki ilişkiler karşılıklı güven esasına dayandırılacaktır. Kamu güvenliğini korumakla görevli polislerin koruma ya da özel güvenlik elemanı gibi kullanılmasına izin verilmeyecektir.  Polisimizin özlük hakları iyileştirilecek; sendikal haklar, ek mesai ve 3 bin 600 ek gösterge verilecektir.”

'HEDEF; HER YIL EN AZ YÜZDE 7 BÜYÜYEN EKONOMİ'

Ekonomide 5 yıl içerisinde en az 5 yerli markayı dünya markası haline dönüştürmeyi hedefleyen AR-GE ve teşvik politikaları uygulayacaklarını ifade eden İnce, “Ekonomi’de, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan ekonomi politikalarına son vereceğiz. Tüketim, israf, borçlanma sarmalına dayalı ve iflaslar doğuran ekonomik model terk edilecektir. Üretime dayalı, gelirin hakça bölüşüldüğü refah ekonomisine geçilecektir. Her ailenin bir evi, her evin bir maaşı olacaktır. Her şeyi ithal edebiliriz anlayışı gidecek, biz yaparız, biz üretiriz anlayışı gelecektir. Yaratıcılık ve girişimcilik teşvik edilecektir. Ekonomiyi düzenleyen temel kurulların özerkliği yeniden tesis edilecektir.  Merkez bankası para politikasını bağımsız bir şekilde uygulayacaktır. Kamu bankaları siyasetin etkisinden çıkarılacaktır. Finansal sistemimizin standartları ve finansal yatırımların güvenliği esastır. Hedefimiz Türkiye ekonomisinin her yıl en az yüzde 7 büyümesidir. Başta dış yatırımcılar olmak üzere her türlü yatırımcı için şart olan öngörülebilir ve güvenilir yatırım ortamı oluşturulacaktır. Kaynaklar, israf ve talan ekonomisine değil üretim ekonomisine yönlendirilecektir. Kişi başına düşen milli gelirimizi ilk etapta 15 bin dolar düzeyine çıkartarak orta gelir tuzağından kurtulacağız. Kamu kaynaklarının etkin kullanımıyla bütçe dengesi makul hale gelecek, üretim ekonomisiyle ihracat artacak ve dış ticaret açığı sürdürülebilir düzeylere düşecektir. Kontrolsüz kamu harcamalarıyla bozulmuş olan bütçe dengesinden kaynaklanan enflasyon yüzde 5’ e, faiz yüzde 7’ ye düşürülecektir. Cari açık hedefimiz yüzde 3’ tür. 5 Yıl içerisinde en az 5 yerli markayı dünya markası haline dönüştürmeyi hedefleyen AR-GE ve teşvik politikaları uygulanacaktır. Üretime dayalı ve küresel ölçekte rekabet edebilir ekonomik model sayesinde işsizlik oranları 5 yıl içinde yüzde 5’e düşürülecektir. Ekonomik vizyonumuz, tasarım ve katma değeri yüksek üretim odaklı olacaktır. Girişimcilik merkezleri oluşturulacaktır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde neredeyse 10 yıldır devreye girmeye başlayan ‘dördüncü kuşak endüstrinin’, yani Endüstri 4.0’ın gerektirdiği üretim yapısı ve teknolojisi geciktirilmeden ülkemize kazandırılacaktır. Bilişim ve gelecek teknolojileri öncelikli yatırım alanları olacaktır. Yüksek teknoloji bölgeleri kurulacaktır. Bilişim alanında hizmet ihraç eden ülke haline geleceğiz. İhracatımız 5 yıl içerisinde iki katına çıkarılacaktır. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörünü, 100 milyar dolarlık iş hacmine ulaşması için destekleyeceğiz. Bölgesel gelişmişlik farklarını azaltacak ve gelişmeyi bütün ülkeye yayacak politikalar uygulanacaktır. Jeopolitik konumumuzu da kullanarak Türkiye’yi lojistik üs haline getireceğiz. Enerji politikalarında akılcı olmayan uygulamalar gözden geçirilecek, ithal kömüre dayalı termik santral yapımına kısıtlama getirilecek, yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilecektir. Bütün gelişmiş ekonomilerin yoğun biçimde kullandığı demiryolu taşımacılığı modern yöntemlerle Türkiye genelinde geliştirilecektir. ‘Demiryolu ve Otoyollar Entegre Projesinin’ ilk etabında Samsun- Mersin demiryolu ve otoyolu projesi başlatılacaktır. Ulaşım altyapısı geliştirilirken önceliklerimiz,  ihtiyaç ve kaynak dengesine göre belirlenecektir” diye konuştu.

'HER ZAMAN YURTTA BARIŞ, HER ZAMAN DÜNYADA BARIŞ'

Barış ve güvenlik ilkelerinden ayrılmayacak politikalar geliştireceklerinin altını çizen İnce, “Dış politikada, uluslararası politikada vazgeçilmez ilkemiz, yeniden ve 'Her zaman yurtta barış, her zaman dünyada barış’ olacaktır. Herkesle kavga eden bir devlet görüntüsünden hızla çıkılacak ve başta komşularımız olmak üzere, milli çıkarlarımız doğrultusunda bütün dünya ülkeleri ile sağlıklı ilişkiler kurulacaktır. Cumhuriyetle birlikte yüzümüzü kesin olarak döndüğümüz, muasır medeniyeti yakalayıp geçme mücadelemizi devam ettireceğiz. Batı ülkeleri ve Avrupa Birliği ile ilişkimizi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda normalleştireceğiz.  Avrupa Birliği ile sonuna kadar müzakere edeceğiz ve bu sürecin kesintiye uğramasına izin vermeyeceğiz.  Avrupa’nın da Türkiye ye ihtiyacı olduğu bilinci içerisinde olacağız. Kıbrıs’ta adil ve iki taraflı hızlı bir çözüme ulaşmak hedefimizdir. İşleyen demokrasisi ve çağdaş yaşam koşullarıyla Türkiye yeniden İslam ülkelerine örnek ülke olacaktır. Bugün devre dışı bırakılan diplomasi, devletimize ve geleneklerimize yakışır şekilde yeniden tesis edilecektir. Uluslararası ilişkiler dostluk ilişkisi değil karşılıklı çıkarlar ilişkileridir. Devletin diplomasi geleneğini yok sayarak yaratılan tahribatın onarımı için gerekli adımlar ivedilikle atılacaktır. Ülkemizin, kontrolden çıkmış bir göç politikası sonucunda ortaya çıkan ve 5 milyona yaklaşan göçmen sorunu, insani bir yaklaşımla ve milli çıkarlarımız doğrultusunda acilen çözülecektir. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerdeki sorunlarına çözüm geliştirmeye yönelik etkin politikalar izlenecektir.”

'EĞİTİME İKİ AŞAMALI ÇÖZÜM PLANI UYGULANACAK'

Eğitimde akıl, bilim ve çağdaş standartlara dayalı ve öğrenci odaklı olarak yapılandırılacak ve siyasetin toplum mühendisliği aracı olarak kullanılmayacağını belirten İnce, “Eğitim kalitesinin mevcut durumu ülkemizin en temel sorunlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerden başlayarak temel eğitime yayılan bu sorunlara kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki aşamalı bir çözüm planı uygulanacaktır. Yükseköğrenimde idari reform yapılacak, Devlet üniversiteleri özerkleşecektir. Üniversitelerin bilim yapar hale gelmesinin önü açılacaktır. Üniversitelerin bölünmesi engellenecektir. Yükseköğrenim öğrencilerimizin yurt sorunları tamamen çözülecektir. Yükseköğrenim gören öğrencilerimize, her 19 Mayıs’ta 500 TL gençlik bursu ve her 29 Ekim’de 500 TL Cumhuriyet bursu verilecektir. Üniversite öğrencilerine verilen burslar, mezuniyetten sonra iş buluncaya kadar iki yıl süreyle ödenmeye devam edecektir. Her sene 10 bin üniversite mezunu dünyanın değişik ülkelerinin en iyi okullarına yüksek lisans ve doktora yapmak üzere gönderilecektir. Bu gençlerimizin, yurda döndüklerinde, ülkemizin üniversitelerinde, sanayisinde, kültür ve sanat hayatında etkin rol oynamaları sağlanacaktır. Ülkemizdeki bilgisayar mühendisi sayısı 100 bine çıkarılacaktır. Türkiye bilişimde teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna getirilecektir. Bütün çocuklarımıza kaliteli eğitim imkanı sunulacaktır. Okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilecektir. İkili eğitim tümüyle kaldırılacak, tam gün eğitim sistemine geçilecektir. Taşımalı eğitim ve birleştirilmiş sınıf uygulaması sona erdirilecektir. Çocuklarımız istemediği okul türüne yönlendirilmeyecektir. Proje okul uygulaması kaldırılacaktır. Okullar için zorunlu bağış alınması engellenecektir. Hiçbir sınavdan giriş ücreti alınmayacaktır. Engelli çocuklarımız için özel eğitim programları geliştirilecek, devlet bu evlatlarımızın hayat boyu güvencesi olacaktır. Başta ekonomik hakları olmak üzere öğretmenliğin statüsünü güçlendireceğiz. Öğretmenlere 3 bin 600 ek gösterge verilecektir. Öğretmenlere, eğitim-öğretim yılı açılışında verilen ikramiyeden bağımsız olarak, her 24 Kasım’da bir maaş ek ödeme yapılacaktır. Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılacak, öğretmenlere çalışma güvencesi sağlanacaktır. Öğretmen alımında mülakat sistemi kaldırılacaktır. Öğretmene akademik kariyer yapma imkanı verilecektir” ifadelerini kullandı.

'KALİTELİ VE ERİŞİLEBİLİR SAĞLIK SİSTEMİ'

Sağlık yatırımlarının yanı sıra, kaliteli ve herkesin erişebileceği sağlık sistemini oluşturmak temel öncelikleri olacağını ifade edene İnce, “Sağlıkta, sağlık hakkı bütünüyle piyasa koşullarına bırakılamayacak temel bir haktır. Devlet bu alanda halkın yararına olan gerekli bütün düzenlemeleri ve müdahaleleri yapacaktır. 18 yaşına kadar herkes, sahip olduğu nüfus cüzdanından başka hiçbir belgeye ve işleme ihtiyaç duymaksızın, bütün sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacaktır. Vatandaşlarımızın her türlü ilaca erişmesini temin etmek için gereken düzenlemeler yapılacaktır” dedi.

'ÇEVREYE DUYARLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALAR GELİŞTİRİLECEK'

Temiz ve doğal ortamda yaşamak herkesin hakkı olduğunu belirten İnce, “Çevrede, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin haklarını da gözeten, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilecektir. Şehirleşmede, imar planlamasında, yer üstü ve yer altı doğal kaynakların kullanımında, ulaştırma ve enerji projelerinde, çevrenin ve doğal hayatın korunması temel hedefimizdir. Ekoloji- ekonomi dengesini gözeten, çevreye saygılı bir sanayi kurulacaktır. Çevrenin kirlenmesine izin vermeyeceğiz, kirletene bedelini mutlaka ödeteceğiz. Yerel yönetimlerin çevreyi ve doğayı korumalarına ilişkin sorumluluklarını artıracağız.  Yerel halkın çevre konusundaki karar alma süreçlerine gerçekçi ve etkin katılımı sağlanacaktır. Doğal yaşamın korunması ve hayvan haklarının gözetilmesi konusundaki uygulamalarımız, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yürütülecektir” diye konuştu.

'ÇİFTÇİYE MAZOT 3 LİRADAN VERİLECEK'

Çiftçiye mazotu 3 TL’den vereceklerini ifade eden İnce, “Tarımda, çiftçinin piyasa koşullarının altında ezilmesine izin verilmeyecektir. Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta ithalatçı olmaktan çıkarıp, kendi kendine yeter ve ihracat yapar hale getireceğiz. Türkiye’yi Avrupa’nın organik tarım ve hayvancılık merkezi yapacağız. Tarıma dayalı sanayi önceliğimizdir. Başta mazot ve gübre olmak üzere tarımda girdi fiyatları makul düzeyde tutulacaktır, çiftçiye mazot 3 TL’ den verilecektir. Tohum Enstitüsü kurulacak ve çiftçimize toprağa en uygun tohumlar tedarik edilecektir. Şeker fabrikalarının özelleştirme kararlarını iptal edeceğiz. Meraların köyün ortak malı olarak kalmasını sağlayacağız. Devletin modern tarım ve hayvancılığa yol göstermesi, bilgi ve teknoloji üretmesi amacıyla bölgesel merkezler kurulacaktır. Yıllardır bir türlü bitirilemeyen GAP Projesi tamamlanacaktır” dedi.

'ASGARİ ÜCRET 2 BİN 200 TL OLACAK'

Kayıt dışı çalışmaları engelleyeceklerini belirten İnce, “Çalışma hayatında, çalışanların örgütlenmesinin ve hak arayışlarının önündeki engelleri kaldıracağız. İşçilerin sendikal hakları ile grev hakkını kullanılamaz hale getiren yasal hükümleri kaldıracağız. Herkese iş ana hedefimizdir.  Küresel rekabete uygun yeni istihdam alanları yaratmayı teşvik edeceğiz. Kayıt dışı çalışma engellenecektir. Asgari ücret 2 bin 200 TL olacaktır. Aile sigortası uygulaması hayata geçirilecektir” dedi.

'KADIN İSTİHDAMI YÜZDE 50'YE ÇIKARILACAK'

Kadın istihdamını yüzde 32’den yüzde 50’ye çıkaracaklarını ifade eden İnce, “Kadınlarımız, çalışma hayatından siyasete kadar hayatın her alanında hakları olan yeri alacak ve toplumsal yaşantımızı zenginleştireceklerdir. Kadınların, özellikle siyasal yaşama katılmalarının ve yönetimde üst makamlara yükselmelerinin önü açılacak, pozitif ayrımcılık desteklenecektir. Kadınların, şu anda yüzde 32 olan istihdama katılım oranı yüzde 50’ye çıkarılacaktır. Kadına ve çocuklara yönelik şiddetle etkin biçimde mücadele edilecektir. Kültür ve sanatta, kültür politikalarımızın hedefi, toplumun ve bireyin, düşünsel, estetik ve manevi yaşamını zenginleştirmek ve yüceltmektir. Özgür düşünceyi ve sanatsal yaratıcılığı teşvik edeceğiz. Toplumun, estetik duyarlılıktaki eserler ve fiziki çevre ortamında gelişmesi sağlanarak yaşam kalitesi kültürel boyutuyla da yükseltilecektir. Toplumun ve bireyin nitelikli kültür ve sanat faaliyetlerine kolaylıkla ulaşılabilmesi sağlanacaktır. Sanat faaliyetleri desteklenecek ve sanatçıların örgütlenmeleri sağlanacaktır. Merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin kültür yatırımlarına daha fazla kaynak ayırması sağlanacaktır” diye konuştu.

SPOR VE TURİZM

Sporun siyasallaşmasını engelleneceklerini belirten İnce, “Spor yönetiminin özerkliği yeniden tesis edilecektir. Başta atletizm olmak üzere bütün spor dalları özendirilecektir. Spor altyapısı güçlendirilip çağın gereklerine uygun hale getirilecektir. Üstün yetenekli gençler için özel yetiştirme projeleri geliştirilecektir. Passolig uygulaması kaldırılacaktır. Turizm’de, turizm çeşitlendirilerek 12 aya yayılacak, yabancı turist sayısı 60 milyona, turizm gelirlerimiz 60 milyar dolara çıkarılacaktır. Kültür, doğa, sağlık alanlarındaki turizm yatırımları teşvikler yoluyla desteklenecek, turizm bölgelerinin alt yapı yatırımları gerçekleştirilecektir. Türkiye’nin turizm tanıtımı kamu ve özel sektör ortaklığında kurulacak özerk bir kurum tarafından etkin bir şekilde yürütülecektir. Turizm, iki merkeze bağımlı olmaktan kurtarılarak, ülke sathına yayılacaktır. İlk etapta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu odaklı ‘Van Gölü ve Çevresi’ ve Orta Anadolu odaklı ‘Kapadokya ve Çevresi’ Turizm Entegre Projeleri başlatılacaktır. Yalnız turizmin değil, doğal yaşamın korunması kaygılarının ön plana alındığı, ‘Karadeniz’in Doğal Değerlerini Koruma Programı’, bütün Karadeniz’i kapsar biçimde uygulanacaktır. Turizmde istihdam politikası sürdürülebilir hale getirilecek, yaz-kış istihdam dengesinin sağlanması için kış aylarında istihdam teşviki uygulanacaktır” dedi.

'BİZ KAZANACAĞIZ, CUMHURİYET KAZANACAK'

Millete güvendiğini belirten İnce, “Yeni dönemde yerine getirmek zorunda olduğumuz bir başka hayati görevimiz, birbirlerine düşmanlaştırılan insanlarımızı barıştırmaktır. Ayrışmanın, bölünmenin ve kamplaşmanın bu ülkede yaşayan hiç kimseye fayda sağlamayacağı gerçeğini anlatacağız. Saygın bir ülke olmanın ve uluslararası toplumda kaybettiğimiz güçlü konuma yeniden ulaşmanın yolunun, içerde sağlayacağımız birlik ve bütünlükten geçtiğini her zaman göz önünde bulunduracağız. Bu nedenle, kardeşlik, barış, huzur, refah ve sevgi yol gösterici değerlerimiz olacaktır. Siyasette hakka, hukuka ve milletin tümüne saygılı bir üslup yerleştireceğiz. Türkiye’nin geleceği için ortak kaygıları paylaşan, Cumhuriyetin geleceği için ortak bir mücadele vermek isteyen herkesle birlikte yürüyeceğiz. Yolumuzu aydınlatan ışık Milletimizin gücüdür. Büyük Atatürk ve arkadaşlarının kutlu uğraşlarında en büyük dayanakları olan bu milletin gücüne güveniyoruz. Milletimizin karşısına, çocuklarımızın aydınlık geleceğini geri almayı hedeflemiş bir bilinç ve kararlılıkla çıkıyoruz. Cumhurbaşkanlığını kazanacağız, meclis çoğunluğunu alacağız. Hemen ardından, ‘onarım politikalarımızı’ uygulamaya başlayacağız. Anayasal rejimi canlandıracağız, Hukukun üstünlüğü ilkesini hakim kılacağız. Ekonomiyi güçlendireceğiz. Parlamenter demokrasiyi tekrar bütün kurumlarıyla hayata geçireceğiz ve toplumda yaratılan düşmanlıkları ortadan kaldıracağız. Cumhuriyetimizi, çıkardıkları rotasına yeniden oturtacağız. Halkın geleceğe olan güvenini yeniden ve güçlü biçimde tesis edeceğiz. Aydınlığa ve refaha doğru olan yolculuğumuzu yeniden ve büyük bir şevkle başlatacağız. 2023’te, Cumhuriyetimizin hak ettiği yüzüncü yıl sevincini, bütün yurttaşlarımızla birlikte huzur ve barış içerisinde kutlayacağız. Gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz onarım döneminde, Türk milletinin cumhuriyete inanmış her ferdiyle birlikte yürümek azmindeyiz. Büyük milletimizin her ferdini bu 'Gelecek Bildirgesi'ne ortak olmaya davet ediyoruz. Birbirimizle barışacağız, birlikte büyüyeceğiz’ ve hakça bölüşeceğiz. Milletimize inanıyoruz, kendimize güveniyoruz, biz kazanacağız, Cumhuriyet kazanacak” dedi.

İNCE, HEDİYE EDİLEN BİSİKLETLE TUR ATTI

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Samsun’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting programına katıldı. İnce, burada alanda kendisini bekleyen partilileri selamladıktan sonra konuşma yaptı. Konuşması sırasında bir vatandaşın taşıdığı üzerinde 'Cumhurbaşkanlığı görevinizin ilk gününde kullanmanız dileğiyle, halkın cumhurbaşkanına halkın armağanı' yazılı pankart bulunan bisiklet dikkatini çekti. İnce, vatandaşın 'makam aracı' diye seslendiği bisikleti kürsüsünün yanına getirtti. İnce "Hayırlı olsun sağol. Makam arabası. Cumhurbaşkanlığı köşkünün demir başına kaydedilecek" dedi. Konuşması sırasında bisiklet kürsünün önünde bekledi. 

İnce siyasetçilerin her gittiği yerde ‘hemşehrilerim’ dediğini bunun adet olduğunu söyleyerek “Ama benimkisi öyle değil benim dedelerim Selanik’ten çıktıklarında Samsun diye gelmişler sonra Yalova’da kalmışlar. Bu topraklar bizim ülkemizin tarihinde destanın, isyanın, kuruluşun,kurtuluşun, direnişin başlangıç topraklarıdır. 16 Mayıs sabahı Gazi Mustafa Kemal Atatürk yanında 18 askerlerle birlikte Samsun’a doğru yola çıktı. 19 Mayısta Samsun’a vardığında buradan Havza’ya geçti. 15 gün kaldı. Telgraflarla özel ulaklarla Türkiye’nin her yerinde tam 96 miting düzenlediler. 96 miting Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcıdır. Eğer 19 Mayıs 1919'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk Samsun’a gelmeseydi, o 96 mitingi yapıp milleti Kurtuluş Savaşı'na ikna etmeseydi bugün esir olarak yaşıyorduk. Şundan emin olun ki bu gün yaptığımız miting de o 96 miting kadar önemlidir” dedi.

GENÇLERE SESLENDİ

Nutuk'un başlangıcınını Samsun olduğnu ubelirtene İnce, "Atatürk '19 Mayıs 1919 da Samsun’a geldim durum şudur’ diye anlatır memleketin durumu. Bitişi gençliğe hitabedir. Gençler size sesleniyorum, önümüzde bir tarihi sorumluluk var. Bakın 24 Haziran'da normalde sınava girecektiniz şimdi kabine gireceksiniz. Son 9 ayda neler oldu. 9 ay kala sınavınızın adı değişti. 8 ay kala soru şekli değişti. 4 ay kala soruların sayısı değişti. Her ay bir değişiklik yaptılar. Ya soru sayısını değiştirdiler ya ders sayısını değiştirdiler ya soruluş biçimini değiştirdiler. Son sınava iki ay kala da sınavın tarihini değiştirdiler. Lise mezunu gençler, öğrencilerim, kardeşlerim bunlar sizin için hayati derecede önemli olan o sınavın her ay bir yerini değiştirdiler. Şimdi güzel kardeşim şimdi yetki sende. Paketleyin bunları 24 Haziran'da. Bunlar sizinle dalga geçiyor. Bu memleketin 18 yaşındaki, 19 yaşındaki gençleri ile dalga geçiyorlar. Gençler size sesleniyorum. Kendinizle dalga geçirtmeyin bunlar sizinle dalga geçiyor" dedi.

'KOMŞULARIMIZLA BARIŞACAĞIZ, DÜNYA İLE BARIŞACAĞIZ'

Kadınlara ve gençlere güvendiğini söyleyen İnce, "Bu gün çalışanların yüzde 32 si kadın. 5 yıl içerisinde çalışanlardaki kadın oranını yüzde 50 ye çıkaracağız. Eşit olacak eşit. Bugün buraya gelirken dedim ki tarihten bir örnek vereyim. 19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk buraya geldiğinde ondan sonraki süreçte tarihten dedim bu günle çelişen bir örnek var mı? 1922 de Yunanistan’la savaştık. Savaşın galibi biziz. Savaştan hemen sonra Atatürk Yunanistan’la barışmak istiyor, barışıyor. Amerikan bir büyükelçi Atatürk’e soruyor diyor ki 'Savaşı kazandın neden Yunanistan’dan tazminat istemiyorsun ? Savaşın galibi sensin para iste diyor.  İzmir’i yaktılar' Atatürk diyor ki 'Ekonomiyi geliştirerek kazanacağımız para tazminatla alacağımız paradan daha çok olur' diyor. O büyükelçi sonra anılarında şöyle yazıyor 'Hayatımda böyle zeki böyle dahi bir adam görmedim' diyor. Şimdi bir de günümüze bakalım. Türkiye’de şu anda Amerikan büyükelçisi yok. Katip düzeyinde idare ediyoruz. Türkiye’nin şu anda Suriye’de büyükelçisi yok. Niye beyefendi Esat’la küs. Devlet yönetmek ona küstüm, buna kızdım, ona bağırdım onla kavgalıyım böyle devlet yönetimi olur mu? Böyle devlet yönetimi olmaz. Cumhurbaşkanı olduğumda komşularımızla barışacağız, dünya aile barışacağız. Türkiye için 3B projemizi dünya için de gerçekleştireceğiz. Barışacağız derken teslim olacağız demiyorum. İçerde de barışacağız dışarıda da barışacağız" dedi.

DEVLET ADAMI VE SİYASETÇİ FARKI

İnce, devlet adamı ile siyasetçi arasında fark olduğunu söyleyerek, "Siyasetçi gelecek seçimi düşünür devlet adamı gelecek nesli düşünür. Türkiye’yi yöneten devlet adamı değildir, siyasetçidir. Ne yapıyor meydanlara geliyor 'Ya diyor bu doktorlar var ya bu doktorlar bunlar iğne yapmasını bile bilmiyorlar' diyor. Hesabı şu vatandaşın hastanede derdi var. Hastanede işler kötü gidiyor mu gidiyor. Doktorlara kızıyor mu kızıyor. Diyor ki 80 bin doktor var 80 milyon da vatandaş var. Ben bu 80 bine çakarsam laf söylersem 80 milyonun hoşuna gider diyor ama bu yanlış. O doktorlar bu memleketin zeki akıllı çocukları. Onlar hastalar kötü davranıyorsa onları uyarırız o sorunu çözeriz. Memleketin akıllı çocuklarını aşağılayarak onları küçümseyerek bir yere varamayız. Doktorlar tükenmişlik sendromu yaşıyor. Doğru düzgün tedavi edemiyorlar çünkü kendi sorunları var" diyerek sözlerine şöyle devam etti:

"Dün bir miting yaptı. Filistin’e destek çıktı sözde. Filistin’de kardeşlerimiz katlediliyor. Filistin’de Müslümanlar katledilirken biz dedik ki, TBMM’de milletvekillerimiz İsrail’le yaptığın anlaşmaları bir feshetsene. 'Etmem' diyor. Sen İsrail mallarını boykot etsene. 'Etmem' diyor. İsrail’den tohum alma dediğimde 'Alacağım' diyor. Mavi Marmara’da 20 trilyonu geri ver, 'Vermem' diyor.  E ne yaparsın. 'Miting yaparım' diyor. Yaptığı tek şey miting. 2013’te 'Gazze’ye gideceğim' dedi. 5 senedir gidemedi. Gazze yerine Gebze’ye gitti. Samsun’dan söz veriyorum devlette devamlılık esastır. Allah’ın izni, milletin isteği ile seçildiğimde ilk işim Gazze’ye gitmek olacak. 'Muharrem İnce iyi güzelde biz oyumuzu vereceğiz fakat bu YSK’da bir numara olur mu?' Avukat arkadaşlar cübbelerinizi arabanıza koyun. Her an 24 Haziran’da sizi çağırabilirim. 50 bin avukatla YSK’ya gideceğiz hep birlikte."

İnce konuşmasının ardından kürsünün önünde beklettiği bisiklet ile sahnede tur attı. Ardından miting alanından ayrıldı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
BAŞBAKAN YILDIRIM: BUGÜN İTİBARIYLE ASKERİMİZ MENBİÇ'TE GÖREVE BAŞLADI
BAŞBAKAN YILDIRIM: BUGÜN İTİBARIYLE ASKERİMİZ MENBİÇ'TE GÖREVE BAŞLADI
İçişleri Bakanlığı: Bir haftada 22 terörist etkisiz hale getirildi
İçişleri Bakanlığı: Bir haftada 22 terörist etkisiz hale getirildi