BÖYLE YAPARSANIZ POLİS ÇAĞIRACAM!
Ünal Yavuz

BÖYLE YAPARSANIZ POLİS ÇAĞIRACAM!

Dünyanın belki de en zor mesleklerinin başında gazetecilik gelir.
Öyle bir an gelir ki yaptığınız haberlerden dolayı öve öve bitiremezler sizi...
Bazen de yazdığınız bir yazıyla tü kaka ilan edilirsiniz...
Alışığız ve antremanlıyız bu işlere...
Dile kolay tam 30 yılımızı dolu dolu geçirdik bu meslekte...
Bazen hayatı akışına bırakmak bazen de anlaşılmayı beklemek bu anlamda en doğru iştir...
Gelelim konumuza;
Bildiğiniz gibi 15 temmuz ve sonrası ülkemizi kasıp kavuran konuların başında fetö geliyor...
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konu da en başından tutarlı ve tavizsiz bir anlayış güderken aynı durum siyasiler ve yöneticiler için geçerli mi acaba?
Çoğumuza göre değil elbette...
Geçmişten bugüne o ya da bu şekilde fetö ile ilintili bir çok ilişki birbirine geçmiş durumda...
Her ne kadar AK Parti'nin içinde, değişik kurum ve kuruluşlar da Cumhurbaşkanına yaranmak ya da onun yanında olduğunu göstermek adına söylemler olsa da kapalı kapılar ardında bazı şeyleri çaktırmadan götüren kişiler olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz...
Biz gazeteciler de bu durumu eleştirmek adına yaptığımız haber ve yazılardan dolayı zor durumda kalabiliyoruz çoğu zaman...
Ama bir gerçek var...
Bu durumu biz yaratmadık!
Ülkemize 15 Temmuz da yapılan darbe girişimi sonrası başta şehit ve gazilerimize vefa borcumuz yok mudur?
Vatanımızın ve milletimizin bölünmez bütünlüğüne kast edecek olaylara nasıl seyirci kalabiliriz?
Her ne kadar kimliğimiz de gazeteci yazsa bile, bizlerin önce insan sonra gazeteci olduğunu birilerine hatırlatmak isterim...
Fetö ile mücadele konusunda yaptığımız haber ve yazdığımız yazılardan dolayı kimsenin gönül koymaması gerekir.
Bizim memleketimiz de bırakın gönül koymayı adamlar sizi ''yese doymayacak'' şekilde tavır sergiliyorlar...
Ola ki yaptığımız haber ya da yazı haddini aşmış olsun...
Ya da eleştirdiğimiz insanlar için ağır gelsin...
Bu şehir de yöneticilik yapıyorsanız sağduyulu ve yapıcı tavır göstermeniz gerekmez mi?.
Bu yazdıklarımı bir iki örnekle süslemek gerekirse;
Bildiğiniz gibi AK Parti Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ve 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Sait Bilgiç'e bu konu da eleştirel yazılarımız oldu.
Beğenirler ya da beğenmezler kendi bilecekleri iş...
Peki bunun karşılığı kin tutmak, yapılan etkinliklere davet etmemek ya da kendi kendine gelin güvey olmak mıdır?
Yöneticilik ve milletvekilliği bu kadar ucuz işler midir?
Bize doğru gelenler size ters gelmiş olsa da iletişim denilen bir araç vardır...
varsa bir yanlış bunu konuşarak ve diyalogla çözmek en doğru iş değil midir?
İşte yeni rektörümüz Sait Bilgiç...
Ferit Bernay döneminde yıllarca omuz omuza verdiğimiz bir isim...
O bir akademisyen ben ise bir gazeteci olarak o dönem de üniversite de yaşanan yanlışları birlikte gündeme getirip doğruları göstermeye çalıştık...
Bunda da ciddi anlamda başarılı olduğumuzu ve mücadelenin anlam kazandığını söyleyebilirim...
Bugün aynı Bilgiç ne yapıyor?
Üniversite de fetö ile mücadelenin yetersizliğini savunan başta ben olmak üzere bazı gazeteci arkadaşlarımızı üniversitenin kahvaltı programına davet etmiyor...
Peki üniversite gibi bir kurum sizin babanızın malı mı ki, şahsi egolarınızı bu makama yansıtıp şehrin önemli gazetecilerini buraya davet etmiyor sunuz?
Sonra bizi buraya davet etseniz ne olur, etmeseniz ne olur?
Bizler yıllarca bu programlara katılmaktan zaten yorulmuş insanlarız...
Umrumuz da olur mu zannediyor sunuz?
Size bu akılları kim veriyor Sait Hocam?
Geçmişte neyin mücadelesini verdiniz?
Bugün neler yapıyorsunuz diye sormazlar mı adama?
Olmadı...
Hiç yakışmadı...
Böyle yaparsanız Vallahi polis çağıracağım...
Güzel haberlerinizi yaptığımız da nasıl saygı görüyorsak, eletirdiğimiz de de aynı saygıyı biz gazeteciler olarak görmek hakkımız...
Derseniz ki, biz saygı göstermeyeceğiz...
Biz de deriz ki;
Ne kadar köfte o kadar ekmek...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TSK'dan Afrin açıklaması
TSK'dan Afrin açıklaması
Sivas'ta otomobil dereye uçtu: 3 ölü
Sivas'ta otomobil dereye uçtu: 3 ölü