Reklamı Geç
Advert
Advert

Advert
'SARHOŞLARA CEVAP VERMEM' DİYEN TÜRKEŞ'İN YERİNE BEN CEVAP VEREYİM
Ünal Yavuz

'SARHOŞLARA CEVAP VERMEM' DİYEN TÜRKEŞ'İN YERİNE BEN CEVAP VEREYİM

Son dönem de MHP siyasetinin tepesinde görev yapan isimlerin kamuoyuna yaptıkları açıklamalar şaka gibi...
Dünyanın hiç bir ülkesinde yıllarca muhalefette olup kendi tabanına bu denli atarlı, giderli beyanatlar veren başka bir siyasi parti göremezsiniz...
Türkiye her şeyin yaşanabileceği bir ülke olunca halkımız artık hiç bir şeyi yadırgamaz oldu...
Lafı eveleyip gevelemeden bodoslamadan konumuza dönelim...
7 Haziran seçimlerinde seçim hükümeti kurulması için MHP'nin önde gelen bir kaç ismine sizlerinde bildiği gibi dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından bakanlık önerilmişti...
O teklifi kabul eden tek isimde şimdi AK Parti de siyaset yapan Tuğrul Türkeş olmuştu...
Türkeş, ülkenin içinde bulunduğu kaotik ortamın milletimize zarar vereceği ve devlet bekasının önemine vurgu yaparak bu teklifi kabul ettiğini açıklamıştı...
Başta Bahçeli olmak üzere MHP yönetimi bu duruma çok sert tepki vererek, Türkeş'in hainliğinden tutun da özel hayatına kadar gaddarca bir tutum sergilemişti...
O günler çok uzak bir tarihe ait günler değil elbette...
Aynı senaryo yıllar önce Sayın Bahçeli'nin sırf karşısina aday çıktığı için şu anda halen bağımsız milletvekili olarak mecliste görevine devam eden Ümit Özdağ için yapılmıştı...
MHP siyasetini yakından takip edenler bu süreçleri zaten çok iyi bilirler...
Gel zaman git zaman o Ümit Özdağ yıllar sonra yeniden Bahçeli'nin isteğiyle milletvekili yapılmış hatta bununla kalmayıp Türkeş'ten boşalan genel başkan yardımcılığına kadar getirilmişti...
Bakıldığında yaşananlar komedi gibi görünsede yaşananlar gerçek bir siyaset hikayesindendir.
Bu süreçte Bahçeli'nin, Sayın Erdoğan'la ilgili sözleri MHP tabanını öyle ya da böyle diri tutarken, 15 temmuz darbe girişimi ile birlikte siyasette travmatik bir vakayı da peşinden getirmiştir.
Bu arada MHP'deki kongre süreçleri ve partinin kendi içinden çıkan Akşener gerçeği de MHP içindeki dengeleri altüst etmiş tabanda Bahçeli'ye güven azalırken, Akşener'e de zirve yaptırmıştır...
MHP'de yeni dönem kongre süreciyle başlıyor, parti yönetimi gitti gidiyor derken, imdada ise fetö darbe girişimi yetişmiştir.
15 temmuz gecesi ve sonrası Sayın Bahçeli'nin duruşunu ve devlet adamlığını tartışmaya bile açmam...
Benim tartıştığım konu 15 temmuz dan sonra MHP tabanına karşı parti yönetiminin tutunduğu tavır ve davranışlardır...
Devletin bekası 'evet...'
Milletin geleceği 'evet...'
Devlet-Millet işbirliği o da 'evet...'
Peki neye hayır?
Zamanında Türkeş'in de bu düşüncelerle partisinden ayrılıp AK Parti"de siyaset yapmasına mecbur bırakılmasına ve hainlikle itham edilmesine 'hayır...'
O zaman sorarlar adama madem devletin ve milletin bekasını bugün gerekçe gösterenler dün aynı gerekçeyi sunan Türkeş'e neden farklı bir muamele yaptılar...
MHP'nin bugün yaptığı siyaseti beğenmedikleri için partiden istifa eden, teşkilatlar da görev yapıp ezilen, hiç bir iktidar beklentisi olmayan ve haklarını savunamadıkları için 'artık yeter' diyen insanlara yönetimdeki sarhoşların, partinin kadrolu milletvekillerinin atar gider yaparak 'nereye giderlerse gitsinler' tavrıyla yaptıkları siyaseten kabul edilebilir mi?
30-35 tane milletvekiliyle MHP'yi yönettiğini zanneden bu atar-gider takımı MHP'yi tabela partisi konumuna getirdiklerinin farkında değiller mi acaba?
Bu insanlara parti içinde özlemleri, beklentileri, sorunları soruldu mu?
Sadece Meral Akşener'e inandıkları ya da onun peşinden gittikleri için mi MHP tabanında bu ayrılıklar yaşanıyor zannediyorlar...
Tabanın sesini dinlemek yerine akşam olduğunda viskinin gözüne vurmayı düşünen, emekliliğini milletvekili olarak bitirmeyi hedefleyen bu bulanık beyinler mi tabanın sesine kulak verecek?
Bunlardan böyle bir şey beklemek hayal yahu!
%20 tabanı olan bir parti de hangi profesor, doktor, öğretmen, işçi, memur, asgari ücretli ya da bu ülkenin sade vatandaşı bu ağzı bozuklara oy verecekler...
Evlat olsa sevilmezler...
Devletin bekası, milletin huzuru ve geleceğini ilgilendiren konular da elbette ki mevcut hükümete desteğini ver...
Ancak kendi partilini sana inanmıyor, parti politikalarını beğenmiyor, gidişattan memnun kalmıyor diye nasıl hor görebilirsin...
Şimdi buradan MHP'yi tabela partisi konumuna düşürenler ilk seçimde AK Partililerden oy istesinler de barajın üstüne çıksınlar...
AK Partililer hiç şüphe yok ki bu durumdan memnunlar...
Neden olmasınlar ki?
Bahçeli'ye madem saygı duyuyorlarsa ilk seçimde oylarını da az da olsa MHP'ye verip partiyi kurtarsınlar...
Reisleri dururken, MHP'ye neden oy versinler ki?
Akla ziyan bir durum...
Bu Semih Yalçın ve İsmet Büyükataman'ın beyanatlarını okuyanlar inanın partiden ayrılmak istemeseler de adamın 'hadi ordan' deyip ayrılası gelir vallahi...
Aman Allah'ın ne sözler ne cümleler...
Kavga da bile söylenmez...
Adamın tuzu kuru olunca dünya yansa umrunda olmazmış...
Bunların durumu ve ruh hali de maalesef böyle...
Türkiye'nin en dinamik partilerinden biri olan, mazisinde kan ve gözyaşı barındıran 48 yıllık koca çınarın kökleri sağlam olsa da gövdesi yanlış idarecilerin elinde ne yazık ki sallanıyor...
1 kasım seçimlerinde zaten dalları kırılmış olan MHP'nin bugünlerini bile mumla arayacağı şimdiden kendini belli ediyor...
Her şeye rağmen fizik kurallarında oln bir gerçekle yazımı tamamlamak istiyorum...
Dibe vuran her şey mutlaka yüzeye çıkar...
Sanırım Türkeş'in 'Sarhoşlara cevap vermem' sözlerine de bu yazı bir kapak olur...
Esen kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ceylanpınar sınırında hendek kazısı başlatıldı
Ceylanpınar sınırında hendek kazısı başlatıldı
Şenlikte 1 ton hamsi, 1 saatte tüketildi
Şenlikte 1 ton hamsi, 1 saatte tüketildi