Reklamı Geç
Advert
Advert

Advert
DAVA VE VAKA...
Ünal Yavuz

DAVA VE VAKA...

MHP'li çok değerli bir dostum aynen şöyle demişti;
'Bizim partimiz kaoslardan beslenen bir parti. Bu olay bizi dimdik ayakta tuttuğu gibi partimize dinamizm katıyor...' 
Şaşırmıştım bu sözleri duyduğum gün...
Bugün ise anlayabiliyorum o gün ne demek istediğini...
1999 yılından bu yana MHP'yi çok canlı izleyen bir gazeteciyim...
Çok özel dostlarım olduğu gibi, azınlıkta da olsa yazdığımız bazı yazılardan dolayı sevmeyenlerimiz de var...
Sorun etmiyorum...
Çünkü ben de kaoslara alıştım...
Yadırgamıyorum artık...
Kabullendim onları kendimce...
Çok farklı gruplar var MHP'de...
Davasına sımsıkı bağlı olanlar partide ki en masum kanat...
MHP'de şartlar ne olursa olsun onlar sandıkta 3 hilalden başkasına asla oy vermeyenler...
Davasına bağlı olup 1980 öncesi cezaevi görmüş ülkücüler ise kendilerinden başka kuş tanımayanlar...
Onlar bu davanın çilekeş temsilcileri olarak parti de kendilerini her zaman bir adım önde gören 'ağır abi' takımı...
Yeni nesil MHP'li olanlar ise genç kuşak ülkücüler...
'Yeni şeyler söylemek gerekir' diyerek tabiri caizse devrim yapmak isteyen ateşli gençlik...
Bilime, felsefeye inanıp, siyasetin akıl ve mantık işi olduğunu bilerek, partiyi ileriye taşımaya çalışanlar...
Bütün bu bileşen gruplar çatısı altında her ülkücünün tek hedefi ise partilerini iktidarda görebilmek...
Hakları da...
Peki bugün gelinen noktada sorun nerede?
Partinin bütün bu değerlerini ve dengelerini algılamakta ve onlara cevap vermekte zorlanan parti yönetiminde elbette...
Dünyanın hiç bir siyasi partisinde 14 seçim kaybetmiş bir lideri asla o koltukta oturtmazlar...
Her ne hikmetse parti baraj altını görmüş olsa dahi 18 yıldır partinin başında bugün bile Devlet Bahçeli var.
Sadece bu bile MHP'yi diğer partilerden ayıran bir vaka olarak kabul edilebilir.
18 yıl boyunca iktidarın sadece koalisyon ortağı olmuş ve sonrasında iktidar yüzü görmemiş bir genel başkan nasıl
o koltukta oturabilir? diye her birey mutlak ve mutlak bunun mantığının ne olduğunu merak ediyordur.
Ben de bunu merak ederken, olayları kendi açımdan gözlemlemeye, çözmeye ve anlamaya çalışıyorum...
Tespitlerim var kendimce...
Öncelikle her MHP'li davasını yaşam biçimi ve özeli olarak gördüğü için onun için MHP bir evlat kadar değerli...
Ona toz kondurmak bir yana zarar veren her şeyin karşısında olmayı ülkücüler kendince şanlı bir görev addediyor.
MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli'de her ülkücü gibi davasına karşı oluşan ve gelişen her şeyi bir tehdit unsuru olarak görüyor.
Bu yüzden taviz vermediği gibi de çıkışları da çok sert oluyor.
Partisini bu zamana kadar dışa açmadığı gibi, 'az olsun ama öz olsun' mantığıyla hareket ediyor.
Son aldığı oylardan sonra söylediği, 'Dik duralım oylarımız düşerse düşsün' söylemi bunun en somut örneği...
Oysa ki değişen ve gelişen dünya düzeni bu siyaset mantığını ve realitesini kabul etmiyor.
MHP bir fikir partisi olabilir ancak 21. yüzyılda halkın beklentilerine cevap veremeyen partiler zaman içinde kaybolup gidiyor.
İşte burada genç ülkücülerin yapmak istediği şey de 'davamızın özünü koruyalım ama gelişmelere ve çağa ayak uyduralım' gerçeğidir.
MHP bunları görmemezlikten gelip, gençlerini yılgın, yorgun ve bitkin bir kuşak haline getirmeye devam ederse inanın zaman içinde çok daha vahim sonuçlarla karşı karşıya kalacaktır diye düşünüyorum.
Sayın Bahçeli'nin elindeki değeri koruma iç güdüsü ile dışarıya karşı takındığı tutum günün siyasetinde kabul görmez, görmüyor da...
Kendi kanaatimce bugün seçim yapılmış olsa MHP baraj altında kalır.
Parti de artık 'Yeni şeyler söylemek' gerekir halleri ve lider değişimi kaçınılmaz olmuştur.
En masum MHP'liler bile 'Artık yeter' diyorsa bundan bir sonuç çıkarılmayacak mı?
Bugünkü yönetimi eleştiren her ülkücü 'Hain, muhalif, MHP düşmanı' gibi akıl tutulmalarına mı maruz kalacak.
Onlar da davalarını en az bugünkü yönetim kadroları kadar seven ve partilerinin uçurumun eşiğine geldiğini gören insanlar değil mi?
Öyleyse bu ayak diretme niye?
Bir kaç yıl daha partinin başında kalıp, ülkücülerin sandıkta verecekleri çok daha sert tepkilerle o koltuktan inmek kime fayda sağlar?
İnanın sonuçları çok daha kötü olur...
Sağduyu ve sükunetle partiye umut veren bir liderin gelmesi MHP açısından çok daha hayırlı olacaktır.
Bu arada ayıp olur diye söylemediğim ve bugün Sayın Bahçeli'nin şakşakçılığını yapanların olası bir lider değişiklinde partinin en ön saflarında yer alacaklarına dair şimdiden garanti verebilirim.
'Artık yeter' seslerini ve sözlerini dışarıdan fazlasıyla duyan bu yönetim akıllı ve sağlıklı bir iş yaparak partilerini düşünerek hareket etmelidir.
MHP'nin her zaman var olacağı bir gerçektir.
Asıl konu ise bu partiye yıllarca hizmetleri olan şahsiyetlerin 'ağabey' konumlarını muhafaza ederek gitmeleridir.
Aksini düşünmek bile bu partinin geleneklerine ters ve abestir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Rize'deki saldırıda yaralanan Personel Şube Müdürü'nden iyi haber
Rize'deki saldırıda yaralanan Personel Şube Müdürü'nden iyi haber
FETÖ'nün finansçısı gaybubet evinde yakalandı
FETÖ'nün finansçısı gaybubet evinde yakalandı