Siyaset
Giriş Tarihi : 30-09-2019 16:54   Güncelleme : 30-09-2019 18:05

AK Parti, Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu

AK Parti, 39 maddeden oluşan 'Yargı Strateji Belgesi'nin ilk paketini TBMM Başkanlığı'na sundu. AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, "Hukuk mesleklerine giriş sınavını getiriyoruz. Hukuk fakültelerinden mezun olanlar bu sınava girecekler ve 70 puan almak zorundalar. Hakim, savcı, noter olmak isteyenler bu puanı aldıktan sonra diğer kurallara göre adım atacaklar. 15 yılını doldurmuş olan avukatlara yeşil pasaport hakkı verilecek" dedi.

AK Parti, Yargı Paketi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, TBMM'de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Yargı Strateji Belgesi'nin 39 maddeden oluşan ilk paketini Meclis Başkanlığına sunduklarını söyledi. Muş, buna göre İstinaf Mahkemelerinde kesinleşen ve ifade özgürlüğüne temas eden suçlara Yargıtay yolunu açtıklarını, buradaki amacın içtihat birlikteliğini sağlamak olduğunu kaydetti. Muş, internette bazı sitelerin yasaklanması, kısıtlanması erişimin engellenmesi gibi uygulamalar yerine sitenin tamamına yönelik değil o içeriğin kısıtlanmasının getirildiğini belirterek sadece suç unsuru olan kısma erişimin engelleneceğini ifade etti. Muş, "Ceza Adalet Sistemine; seri mahkeme usulü yani cumhuriyet savcısı ile şüphelinin anlaşması ve basit yargılama usulü yani duruşmasız yargılama usulünü getiriyoruz. Mağdur haklarını güçlendiriyoruz. Adli görüşme odaları ve çocuk izleme merkezlerinin harekete geçmesini gündeme alıyoruz. Hukuk mesleklerine giriş sınavını getiriyoruz. Hukuk fakültelerinden mezun olanlar bu sınava girecekler ve 70 puan almak zorundalar. Hakim, savcı, noter olmak isteyenler bu puanı aldıktan sonra diğer kurallara göre adım atacaklar. 15 yılını doldurmuş olan avukatlara yeşil pasaport hakkı verilecek. OHAL döneminde el konulan pasaportların tekrar vatandaşlara iade edilmesi ile alakalı bir düzenlememiz de mevcuttur" şeklinde konuştu.

SU ÜRÜNLERİ KANUNU

Muş, AK Parti grubunun TBMM Başkanlığına sunduğu 'Su Ürünleri Kanununda Değişiklik ve Yargı Strateji Belgesi'nin ilk paketine ilişkin de açıklama yaptı. Muş, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun 1971'den itibaren ilk defa bu kadar detaylı bir değişiklikle gündeme geldiğini kaydederek, amacın balık varlığının sürdürülebilmesi ve gelecek nesillere deniz varlıklarının korunarak aktarılmasını sağlamak olduğunu bildirdi. Muş, kanun değişikliği kapsamında kaçak ve ruhsatsız teknelerle yapılan avcılık yöntemlerini tamamen yasakladıklarını vurgulayarak, 19 maddeden oluşan kanun teklifine ilişkin şunları söyledi:

"Bunları yapanların teknelerine, av araçlarına el konulmasının önünü açıyoruz. İkinci defa bunun tekrarlanması durumunda ise 1 ila 3 yıla kadar hapis cezasını getirmiş olacağız. Aynı şekilde Türkiye, balık çiftlikleri konusunda önemli mesafeler kat etmiş bir ülke. 12 ay boyunca vatandaşların sağlıklı balık tüketebilmesi için balık çiftliklerinin gelişmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Türkiye'nin 100 ülkeye 1 milyar dolarlık ihracatı var. Bunun 2023'e kadar 2 milyar dolara çıkmasını hem de iç pazardaki talebin karşılanması maksadıyla yeni balık çiftliklerinin kurulmasının ve bunların kurallarının daha net bir şekilde belirlenmesini sağlıyoruz. Su kaynaklarımızda yabancı  türleri vatandaş bu alanlara bırakabilir. Bizim sularımızda olmayan türler bırakılmak suretiyle kendi yerli türlerimize büyük zarar vermekteler. Farkındalık oluşturmak suretiyle böyle bir düzenleme yapıyoruz. Marmara, Karadeniz ve boğazlarda ışıkla avlanmayı yasaklıyoruz. Çok ciddi şekilde balık varlığını tehdit eden bir yöntem. Bunu dinlemeyen, ısrar edenlere yaptırımlarımız olacak." 

'İBB BAŞKANI, İSTANBULLULARDAN ÖZÜR DİLEMELİDİR'

Mehmet Muş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun afet toplantısına davet edilmediği iddialarına ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:

"Depremin hemen akabinde Fuat Oktay başkanlığında bir toplantı yapılıyor. O toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da katılıyor. Bu toplantı da ertesi gün, yine toplanılması kararı alınıyor. O toplantıya katılan 46 büyükşehir belediyesi bürokratı var. Kendisi davet edilmiş; ama katılmamıştır. Toplantının olduğu saatte başka bir programda boy göstermiştir. Trolleri başkanının toplantıya davet edilmediği yalanını ortaya atmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İstanbul halkından özür dilemelidir. Bundan daha önemli bir işi olamaz belediye başkanının. Davet edilmeyen bir kişinin belediyesinden 46 kişi nasıl geliyor? Bu tip şımarık hareketler peşinden koşmayı toplum hiçbir zaman tasvip etmez. İstanbullu kendi meseleleriyle ilgili göreve getirdiği kişinin ilgilenmesini beklemektedir. Tavsiyemiz İstanbul'un sorunlarına eğilmesidir. Belediye başkanına tavsiyem; böyle bir süreci yaşatmıştır İstanbullulara, çıkıp özür dilemesidir."

 

TEMEL ATMA TÖRENİNE KATILDI

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Kilis Barosu Sosyal Tesisleri'nin temel atma törenine katıldı. Törende Feyzioğlu'nun yanı sıra Vali Recep Soytürk, Kilis Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Durmuş, Belediye Başkan Vekili Mehmet Fatih Yalçın, Kilis Baro Başkanı Hayri Muammer Fazlıağaoğlu, çevre illerden gelen baro başkanları ile çok sayıda davetli de yer aldı. Başsavcı Durmuş, temel atma törenindeki konuşmasında, yargının 3 unsuru olduğunu belirterek, "Hüküm makamı, iddia makamı, savunma makamı. Savunma makamı, ne kadar güçlü olursa diğer kurumlar da o kadar güçlü olur. Baro başta olmak üzere kurumlar arasında hiçbir sıkıntımız yoktur. Bu sosyal tesisin hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

Vali Soytürk ise adliyelerin fiziki anlamda iyi noktaya geldiğini kaydederek, "Ben 27 yıldır idareciyim; eskiden adliyeler, hükümet konaklarının altında olur. Fiziki anlamda çok kötü durumdalardı. Şimdi ise yeni yapılan binalar ile birlikte çok iyi konuma geldiler. Kilis'te böyle bir sosyal tesisin temelinin atılması gerçekten önemlidir. Hayırlı, uğurlu olsun" diye konuştu. 

'TÜRKİYE ÜZERİNE ÇOK SENARYO VAR'

TBB Başkanı Feyzioğlu da yeni tesisin hayırlı olması dileğinde bulundu. Türkiye'nin terörle mücadele eden bir devlet olduğunu belirten Feyzioğlu, "Türkiye terör örgütlerinin arkasındaki emperyalist güçlerle işgalci, bölücü senaryolarla senaryoları yazanlarla mücadele eden bir devlettir. Her an tetikte olmamız lazım. Komşumuz Suriye'nin, Irak'ın durumu ortada, Tunus'ta olanlar ortadadır. Cezayir'de, Mısır'da olanlar ortada. Türkiye'yi bu bölgede, bu senaryolardan tamamen soyut ya da bu senaryolara hiç dokunmayan bir ülke olarak düşünürsek herhalde hayal dünyasında yaşıyoruz demektir. Türkiye üzerine çok senaryo vardır. Peki bunları nasıl geçersiz kılacağız? Birlik, beraberlik içinde. Peki nasıl birlik, beraberlik içinde olacağız? Bunun da bilinen tek bir yolu vardır; adalet paydasında güvenilir yargının sağladığı hukuk güvenliği ortamında kucaklaşmaktır" dedi.

'TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELEDE İHTİYAÇ GÜVENİLİR YARGI'

Terörle mücadelenin milli mesele olduğunu vurgulayan TBB Başkanı Feyzioğlu, "Bizim FETÖ ile de PKK ile de DHKP-C ile de DEAŞ ile de bilumum terör örgütleriyle mücadelede ihtiyacımız olan nedir? Güvenilir yargıdır, güven veren yargıdır. Sapla samanı, suçluyla suçsuzu, haklıyla haksızı birbirinden ayıracak bir hukuk devletidir. Liyakat prensibini hayata geçiren bir irade, bunu doğru denetleyebilen bir yargıdır. Bütün bunları yapabilmek için birlikte çalışmak zorundayız. Bunlar siyasi partilerin üstü meselelerdir, milli meselelerdir. Bu meselenin çözümüne çok önemli bir adım olarak Yargı Reformu Strateji Belgesi, bir siyasi parti belgesi olarak değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ortak aklının ortaya koyduğu belge olarak hazırlandı" diye konuştu. 

Konuşmaların ardından temel atma töreni gerçekleştirildi. 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Sultanahmet'te patlama!
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA