Siyaset
Giriş Tarihi : 06-01-2022 22:39   Güncelleme : 06-01-2022 22:39

Köktaş: Millet kazanacak

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş, TBMM Genel Kurulu'nda; 298 Sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2. Bölümü üzerine konuşma yaptı. 

 Köktaş: Millet kazanacak

"Değerli milletvekilleri, 298 sıra sayılı Bazı Kanunlarla Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kanunun son maddelerine doğru geliyoruz, ikinci bölümün üzerindeyiz. Özellikle, burada konuşulan limanların özelleştirilmesiyle ilgili sorulara bildiğim kadarıyla, araziden gelen, uygulamadan gelen biri olarak cevap vermek istiyorum. Öncelikle, işletmecilerinin süreleri uzatılan limanlar ne anlama geliyor? Burada kanunda çok net olarak ifade ediliyor. Bunların kalan on üç yıllık süreleri kırk dokuz yıllığına tamamlanır. Hangi şartlarda tamamlanır? Bağımsız SPK lisanslı 2 şirketin değerlendirmesiyle belirlenen fiyat üzerinden yapılır. Peki, hangi değer üzerinden yapılacak? Özelleştirmenin yapıldığı değer üzerinden değil; bugünkü teknoloji, vinç vesaire donanımın üzerinde yapmış olduğu tamir, tahliye, elleçleme, depolama vesaire gelirleri üzerinden güncel olarak değerleme yapılacak. Bu değerlemeden sonra ne olacak? İşletme sahiplerine teklif verilecek, denilecek ki: "Sizin on üç yıl karşılığı kiralama bedeliniz budur." İşletme sahipleri bunu, bu bedeli kabul etmeyebilir de. Kabul edenleri Özelleştirme Yüksek Kurulu nihai karar yeri olduğu için, kabul edenleri Özelleştirme Yüksek Kurulu da önermeyebilir.
Yani burada hiçbir liman kiracısının, işleticisinin fiyat okeyini almadan ya da Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayından geçmeden bunu alması mümkün değil.
Komisyonda konuşuluyor; "Ya, bu limanları yabancılar alırsa, yabancıların eline geçerse ne olur?" diye konuşuluyor. "Rekabet Kurumu" diye bir Kurumumuz var. Bu Kurum eğer limanlar arasında bir tekelleşmeye giderse bunun da kontrolünden geçeceği bugüne kadar aşikâr. Onun için, hiç merak etmeyin, hiç merak etmeyin "Burada kamu yararı var mı?" diye soruluyor. Evet, kamu yararı var. 
Nerede kamu yararı var biliyor musunuz? Nerede kamu yararı var?
AK PARTİ iktidara gelmeden önce şöyle dedi. "15 bin kilometre yol yapacağım." hedefiyle iktidara geldi. Şu anda bölünmüş yol kaç bin kilometre biliyor musunuz? 28.500 kilometre.
Ben geliyorum... 28.500 kilometre. Peki, bölünmüş yol ne kadar? 3.522 kilometre.
Peki, Fatih'in Haliç'e karadan gemileri indirdiği gibi, Fatih'in torunları da bugün Avrupa'yı Asya'ya, Asya'yı Avrupa'ya denizin altından bağladılar ama otomobille bağladılar ama tren yollarıyla bağladılar.
Peki, yetti mi bu? Yetmedi. "Kamu yararı var mı?" dediğiniz o limanlar var ya, 2004 yılında 3 milyon 400 bin adet konteyner elleçledikleri zaman da, bugün 12 milyon 500 bin adet konteyner elleçlemesine geldi; bunlar nasıl oldu? 
 İşte, işletmeyen, günlük 2 bin ton dökme emtea yapılmayan...
Benim sanayicimin, iş adamımın, ithalatı üretecek firmalarımın demuraj ödediği limanlar özelleşti, son teknolojiyle donatıldı, büyük gemiler geldi, bugün ihracatımız 225 milyar doların üzerinde patladı.
Bundan sonra benim ihracatım yüzde 20 yüzde 20 artacak; bu limanlar bunu yapacak; millet kazanacak, sanayi artacak, üretim artacak, ihracat artacak, millet kazanacak.
Fakire fukaraya, garibe gurebaya devletim yardım edecek; işte, kamu yararı da tam olarak burada. 
Değerli arkadaşlar...
Tahsin Ağabey, benim elimde döviz yok, dövizle konuşmuyorum ama varanlar çok, varanlar çok.
Değerli arkadaşlar, bir pandemi döneminden geçiyoruz.
Konteyner fiyatlarının 2 bin dolarlardan navlun fiyatlarının 6 bin dolarlara; 4 bin dolarlardan 12 bin dolarlara; 6 bin dolarlardan 18 bin dolarlara çıktığı bir dönemden geçiyoruz.
Limanlar yatırım yapacak, kendini güçlendirecek; ihracatçı, hızlı ihracat yapıp pazara ulaşacak. İhracat bedelleri erken gelecek ve ülkem döviz kazanacak. Buradaki kamu yararını arıyorsanız budur diyorum."