Kültür&Sanat
Giriş Tarihi : 27-07-2020 09:23   Güncelleme : 27-07-2020 09:23

OMÜ'DE SEÇİM HEYECANI

OMÜ'DE SEÇİM HEYECANI

Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi hiç şüphe yok ki şehrimizin gözbebeği kurumlarının başında gelir...
Ekonomik, sosyal ve kültürel alanda Samsun'a yaptığı katkı azımsanmayacak kadar büyüktür...
Güçlü, kaliteli ve güvenilir kadroların elinde ise üniversiteler şehre çıta atlatır...
20 yıl öncesine gitti aklım...
Kimler geldi kimler geçti OMÜ'den...
Koca koca profesörler, akademisyenler, ÖMÜ çalışanları zamanında ne bedeler ödedi...
Kim bilir?
Ben bilirim mesela...
OMÜ'de emeği olan bir gazeteci olarak çok şeylere tanık oldum...
Bir Ferit Bernay dönemi yaşandı ki sormayın gitsin...
Rezilliğin biri bin para...
İş bilmez yönetimin elinde üniversitemiz küme düştü resmen...
Namuslu insanlar her türlü iftiralarla mahkeme kapılarında süründürüldü...
Liyakatsiz isimlere 'Sen bizdensin' diyerek kritik yerlerde görevler verildi...
Dönemin yönetimi bir eli yağda bir eli balda 'ali kıran baş kesen' olurken, mağdur ettikleri insanlar ise dua ve beddualara sığındı...
Kaç dava gördüm, ne kadar tazminat ödedim hatırlamıyorum bile o dönem... 
Mahkemeye çıkmadan hapis cezası aldığımı söyleyebilirim...
Helali hoş olsun...
Biz hayatımızda doğruların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz...
İşte o günlerde tanıdım Sayın Sait Bilgiç'i...
Ne kadar mücadele verdiğine, taşın altına elini koyduğuna ve ciddi bedel ödediğine şahidim...
Hiç bir başarı tesadüf değildir...
Başarı varsa orada emek vardır, sabır vardır ve inananlar için mazlumların duası vardır...
Sait Hoca o günden bugüne bileğinin hakkıyla önce rektör yardımcılığına, YÖK Yönetim kurulu üyeliğine ve son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdiriyle rektörlüğe 
kadar yükseldi...
Basamakları birden değil tek tek çıktı...
Görev yaptığı döneme ait yaptıklarını anlatacağız elbette...
Başarılı mı?
Başarısız mı?
Görevini layıkıyla yaptı mı?
Sayın Bilgiç döneminde hangi hizmetlere imza atıldı?
Hepsini hazırlıyoruz...
Şunu hemen hatırlatayım;
Hoca'yı seven sevmeyen herkes ama herkes dürüstlüğüne adamlığına kefildir...
Devletin delikli tek kuruşunu yemez yedirmez...
'Yiğidi öldür hakkını teslim et' demiş atalarımız...
Medyanın eleştirilerine önem verir...
Yanlış bilgi ya da haber konusunda yaşanaları dikkatli şekilde takip edip doğru bilgiyi meslektaşlarımıza bir şekilde ulaştırır...
Bu davranışı benim için gazetecilere olan saygısını ifade etmek anlamına gelir...
Fetö ile mücadelede ÖMÜ'de kimsenin gözünün yaşına bakmadığını en iyi bilenlerdenim...
Mesai kavramı tanımaksızın gecesini gündüzüne katıp ÖMÜ'nün başarısı için koşturduğunu kim inkar edebilir ki?
Temel konularda bir yönetici de olması gereken tüm özellikleri Sait Bilgiç'te görür ve yaşarsınız...
Önümüzdeki ağustos ayında yapılacak olan rektör seçimleri öncesi bol adaylı bir yarış bizi bekliyor...
Bu kadar adayın olması demokrasi açısından sevindirici olsa da bir çok adayın 'Nam olsun' diye bu seçimlerde adını yazdırdığını görebiliyoruz...
Buraya kadar tamam ama...
Üniversitemizi altyapısı olmayan, deneyimsiz, etiketinin önünde sadece 'Prof' yazan bir isme nasıl teslim edeceğiz?
Kılı kırk yaran bir Cumhurbaşkanı varken hem de...
Göreve getirilecek olan rektör bedel ödemeden o makama atanır mı acaba?
Aday olun olmasına da 'Bana önce yaptıklarını anlat' deseler ne diyeceksin!
Dostlar alışverişte görsün misali önce kendin inanacaksın o göreve layık olup olmadığına...
Söyleyecek sözün, yaptığın işin ve ortaya koyacağın projen olacak...
Var mı dersiniz?
Çoğu aday da bu vasıfların olduğunu düşünmüyorum...
Bu arada ÖMÜ'de son 4 yılda yapılan işlerle ilgili haber merkezimiz epeyce bir hazırlık yapmış durumda...
Ben hem şaşırdım hem de üniversitem ve yöneticilerimizle gurur duydum...
Helal olsun emeği geçenlere...
Gecesini gündüzüne katanlara...
Evlerine haramsız lokma götürenlere...
Hocamıza ne kadar teşekkür etsek azdır...
Ne demişler;
İş bilenin kılıç kuşananın...