Sağlık
Giriş Tarihi : 06-04-2020 13:18

Samsun Tabip Odası İl Pandemi kuruluna önerilerini sundu

İl Pandemi Kuruluna alınmayan Samsun Tabip Odası önerilerinin bulunduğu raporu sundu. Raporda, Samsun'da temel, zorunlu, acil mal ve hizmet üreten iş kolları dışındaki tüm iş kollarında salgın süresince çalışmanın acilen durdurulması, koordinasyonda katı bir disiplin uygulanması, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımının da açık ve şeffaf olunması öneriliyor.

Samsun Tabip Odası İl Pandemi kuruluna önerilerini sundu

Koronavurüs ile mücadele için oluşturulan Bilim ve Pandemi Kurullarına alınmayan Türk Tabipler Birliği buna rağmen bu kurullara elinden gelen katkıyı sunmaya çalışıyor. Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Murat Erkan, Samsun Valiliği tarafından oluşturulan İl Pandemi Kuruluna virüsle mücadele ile ilgili hazırladıkları raporu sundu.

Hazırlanan raporda şu öneriler yer aldı:

1.    Samsun özelinde temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten iş kolları dışındaki bütün iş kollarında salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.
2.    Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. 
3.    Salgın sürecinin kontrol altında tutulabilmesi için güvenilir ve nitelikli bir aktif sürveyans sisteminin kurulması önemlidir. Aktif sürveyans hastalık kaynağına ve temaslılara yönelik yapılacak çalışmalarla vakaların tespit edilmesini, temaslıların kontrol edilmesini ve salgın verilerinin analizine olanak sağlayacak kayıtların tutulmasını kapsamalıdır. 
4.    Başta Almanya gibi salgınla mücadelede başarılı olduğu gözlemlenen ülkelerde olduğu gibi Samsun il geneli ve ilçe ayrıntılarını da gösterecek  şekilde; takip edilen vaka, iyileşen ve vefat edenlerin sayılarını içeren demografik veriler kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Böylece vatandaşlarımız salgının kentimizdeki boyutunu görebilecek ve alınan tedbirlere daha sıkı riayet edecektir. Bu aynı zamanda, süreçle ilgili doğru yorum yapılmasına ve toplumun güven duygusunun kazanılmasına da katkı sunacaktır. Asıl paniği yaratacak olanın yanlış bilgi olduğu unutulmamalıdır.
5.    Salgında el hijyeninin önemine binaen, vatandaşların su tüketimiyle ilgili Dünya Sağlık Örgütü'nün de vurguladığı günlük kişi başı 150 LT suyun bedelinin Büyükşehir Belediyesi ve SASKİ ile görüşülerek faturalarda yansıtılmaması sağlanmalıdır.
6.    Covid-19 tanısı almış ya da şüpheli takip edilen hastaların test sonuçları hastayı takip eden hekimle paylaşılmalıdır. Covid-19 tanısı almış ya da şüpheli hasta takip ve tedavi sürecinde yer alan/alabilecek olan  tüm hekimler arasında;  hastaların semptom, klinik izlem, tedavi, tedaviye yanıtları vs.   paylaşımların yapılabileceği  bilgi-iletişim ağı oluşturulmalıdır. 
7.    Samsun'da da tüm hastanelerin salgın hastanesi ilan edilmesi üzerine salgın dışı sağlık sorunlarına ilişkin hizmetlerde ilerleyen zamanlarda zorluklar yaşanması muhtemeldir. Salgın ortamlarında toplum sağlığı açısından sekonder zarar (ikincil zarar) olarak ifade edilen bu duruma önlem olmak üzere fiziki olarak ayrılmış birim   ya da birimlerinin salgın dışı sağlık sorunlarına hizmet vermesi sağlanmalı, bu üniteler ilan edilmelidir.
8.    Sağlık hizmetlerinin sunumunda en yaşamsal başlıklardan biri olan kişisel koruyucu donanım (KKD) sağlık çalışanlarına eşit, yeterli, düzenli, uygun ve sürekli bir biçimde sağlanmalıdır. Koruyucu malzemelerin azlığı kabul edilemez bir durumdur. KKD sağlanmamasının kendisi bir risk faktörüdür. Kaynak kısıtlılığı gerekçe gösterilerek sağlık çalışanlarına koruyucu malzeme sağlanmasında önceliklendirme yapılmamalıdır.
9.    Yataklı tedavi kurumlarında klinik dallar dışındaki branşlarda bulunan hekimlere yada asistan hekimlere yoğun bakım görevlendirmeleri yapılmamalıdır. Bu tür görevlendirmelerin yapılmasının; klinik deneyim, davranış ve tutumun önem arz ettiği yoğun bakım hizmetlerinde, hem hekim  hem de takip edilen hasta bakımından sorun teşkil edeceği, yoğun bakım uzmanları ve enfeksiyon uzmanlarınca da ifade edilmektedir.   Görevlendirmelerin gönüllülük esasına göre yapılması esas olmalıdır.
10.    Salgın sürecinde görevlendirmelerin yapıldığı/yapılacağı dikkate alındığında tüm sağlık çalışanlarına; riskler, korunma, ailelerin korunması, yasal yükümlülükler gibi konularda çalışmaya başlamadan önce eğitim verilmeli, değişen durumlara göre eğitimler güncellenmelidir. 
11.    Başta hekimler, sağlık, belediye, emniyet çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair çalışanlara güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.
12.    Salgın sırasında yüksek risk altında çalışan sağlık çalışanlarının kontrolleri sadece kendi inisiyatiflerine  bırakılmadan, belirlenen bir düzenle, tanı testlerini de içerecek biçimde yapılmalıdır.
13.    Çalışanların sağlıklı ve güvenli koşullarda çalışma hakkı vardır. Sağlık çalışanlarının, enfekte olduklarında ya da sağlıkları hayati risk altına girdiğinde çalışma yükümlülüklerinin sınırsız olamayacağı bilinmelidir. Böylesi durumlarda gerekli sağlık ve güvenlik önlemleri alınmadıkça çalışanlar hizmet sunmaya zorlanmamalıdır.
14.    Yeterli koruma olanaklarının sağlanamadığı durumlarda, sağlık çalışanlarının çalışma ortamının olumsuzluklarının en kısa zamanda düzeltilmesi için gerekli girişimlerde bulunmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.
15.    İlerleyen günlerde,yaşanan dünya örneklerinde görüldüğü üzere salgına bağlı hastanelerdeki yoğunluk, doluluk ve muhtemel tıkanmalar öngörülmektedir. Bu durumlarda, triyaj sorumluluğu sadece hastanın bakımını üstlenen hekime bırakılmayacak şekilde düzenlemeler yapılmalıdır. Triyaj ilkelerinin tanımlanması ve gerekçelendirilmesi, protokollerin oluşturulması için triyaj etik kurulu oluşturulması önerisi gündeme alınmalıdır. 
16.    Aile Sağlığı Birimlerinde çalışan Aile Hekimlerimiz saha da vatandaşlarla doğrudan karşı karşıya kalan, fiziki koşulları çoğu birimlerde kısıtlı imkanlara sahip olan hekimlerimizdir. Nitekim yaşanan süreçte enfekte pek çok aile hekimi olguları ortaya çıkmıştır. Bu birimlerde KKD eksikliği halen bildirilmektedir. Şüpheli vakaların takiplerinin de yapıldığı bu birimlerin iş yükleri zaman zaman kendi kapasitelerini de aşmaktadır. Salgına ilişkin yapılan çalışmalarda toptancı yaklaşımın bir handikabı  olarak dikkatler  2. ve 3. basamağa yönelik olmakta, birinci basamak ortamı ve çalışanları geri planda kalmaktadır. Bu durum salgın sürecinde Aile Hekimliği birimlerinden etkin şekilde yararlanılmasının önünde engel teşkil edebilmektedir. Diğer yandan  bu ortamlar, çalışanlar ve hizmet alanlar için daha riskli alanlar haline gelebilmektedir.
17.    Özel sağlık kuruluşlarında vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle ücretsiz verilmesi sağlanmalıdır. 
18.    Yasal ve etik olarak bütün gücüyle kendisini salgınla mücadeleye göre düzenlemesi zorunluluğu olan  özel sağlık kurumlarında başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanları  görevlerinin başındadır ve üzerlerine düşenleri yapmaktadır. Bu bakışla, salgın döneminde sağlık hizmetinin bütünlüğünün ve sürekliliğinin sağlanması ve özel sektörde hizmet sunanların da mağdur edilmemesi önem arz etmektedir. Özel kuruluşlarda ve muayenehanelerde çalışan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının mağdur olmaları önlenmelidir.