Köşe Yazıları
Giriş Tarihi : 07-06-2020 13:00   Güncelleme : 07-06-2020 13:00

YARIM ASRI DEVİRİRKEN...

YARIM ASRI DEVİRİRKEN...

Bugün benim doğum günüm imiş!..


Ben unuttum, FACEBOOK unutmamış...


Mesajlar üst üste gelince yarım asrı devirdiğimi anladım...


'Yaş 35 yolun yarısı' demiştim yıllar önce yazdığım bir yazımda...


15 yıl geçmiş aradan...


Daha dün gibi sanki...


Geçiyor zaman öyle ya da böyle...


Acısıyla tatlısıyla, eğrisiyle doğrusuyla... 


Dile kolay yarım asır...


'50'yi devirdik' demek gelmiyor içimden nedense...


Yarım asır fobisi midir?
Yaşlılık psikolojisi midir?
Ölüme bir adım daha yaklaşma fantazisi midir?


Ne derseniz deyin işte...


Mesleğim gereği bu şehirde hayatı dolu dolu yaşadım...


Kimler geldi kimler geçti...


Çok şeylere şahit olduk...


Bir de baktık ki; 
Ölüm gelmiş vakti zamanı dolanlara...


Ak düşmüş bizim de saçlara...


Memleketimi hep sevdim ben...


Samsun için kendi inandığım bedeli ödedim...


Daha ödenecekse de öderim...


Başka gidecek yerimiz yok çünkü...


Bu şehir bizim...


Her yaşın güzelliğinden ziyade olgunluğu daha anlamlı bana göre...


Adını koyamıyor da insan...


Nereden başlasam nasıl anlatsam derken...


Gazetecilik refleksiyle benim doğum günümden çok memleket meselelerini konuşmanın daha doğru olacağını düşünüyorum...


Samsunhaber.com ailesi olarak geçen hafta belediye başkanlarını ziyaret etmeye başladık...


Belediyelerimizin durumu iç açıcı değilse bile...


Başkanları dirayetli gördüm...


Makamlarını ağlama duvarı yapmak yerine 'Biz ne yapabiliriz?' mantığı oturmuş üzerlerine...


İşin kolay tarafı borç edebiyatı yapmak...


Aslolan 'Biz üste ne koyabiliriz? olgusunu geliştirip hayata geçirmek...


Çoğunda bu hissiyat oluşmuş...


Bu yıldan sonra önemli projelerin büyük ilçelerde hayata geçirileceğini söyleyebilirim...


Beni en çok mutlu eden şey ise;
Belediye başkanlarının istihdama yönelik projelere öncelik vermiş olmaları...


İşsizlik sorununu çözmeden bu ülkede kimseye rahat yok!
Önce insanı yaşatacaksın ki, büyük devlet olduğun belli olsun...


İşsizlikte Samsun'un acı tablosu ortada...


Gençlerimiz 'İş, aş' demekten harap olmuş durumda...


Bir de bunlara işini kaybedenler eklendiğinde 'Bu işler nasıl olacak?' diyesi geliyor insanın...


Çarşamba ve Bafra Belediye başkanlarının istihdama yönelik güzel projelerini haber sitemizde gündeme getirdik...


Hayata geçirildiğinde işsizlik sorununa az da olsa neşter vuracaklar...


İlkadım'da yakın zamanda başkan Demirtaş'ın işsizliğe çare olacak projelerine tanık olacağız...


Küçük ilçelerimiz de bu yönde faaliyetlerin başladığı müjdesini şimdiden verebilirim...


Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in koordinsayonunda yapılacak olan istihdam projeleri Samsun'a umut olmalıdır...


Yollar yapılsın, köprüler kurulsun...


Gönül köprüleri kurulmadan, evlere ekmek parası girmeden ne derseniz deyin halkı ikna edemezsiniz...


Eskilerin tabiriyle; 'Aç ayı oynamaz' derler ya...


İşte Samsun'da gelinen nokta tam da burası...


Anlayacağınız ekmek kavgası...


Bu sorun sadece belediye başkanlarının gayretleriyle de çözümlenemez elbette...


İktidarı muhalefeti her milletvekilinin işsizlik sorununu iliklerinde hissedip 'Samsun'a hangi yatırımı getirebiliriz?' diyebilmesi gerekiyor...


Bir önceki yazımda dolu dolu yazdım...


Samsun'la ilgili duygularımı ifade ettim...


Alınanlar, kızanlar, küsenler olduğunu da çok iyi biliyorum...


Ne bize küsün...


Ne de gönül koyun...


Ortak derdi Samsun olanın küsmeye, kızmaya hakkı yok...


Sorun belli ve çare de sizsiniz...


Bu şehre çivi çakın varın bizle küs kalın...


Ego yapmadan sizleri ellerimizin avuçları patlayıncaya kadar alkışlamaz isek namerdiz...


Yeter ki bu şehrin gençlerine iş aş getirin...


Biz egolarımızı ayaklarımızın altına alırız vesselam!
Hem de öyle bir çiğneriz ki, öve öve de bitiremeyiz yaptığınız her hizmeti...


Yazıma 'yarım asrı devirdik' diye başlamıştım...


Gençlik gitti gördün mü? diye devam ettim...


Şimdi diyorum ki;
Gelin bu şehrin çocukları aç açıkta kalmasın...


İsteriz ki şehrimizin insanları hep mutlu yaşasın...


Bekleriz ki, gelecek nesiller sizleri, bizleri hayır dualarıyla ansın...


Yapın yakıştırın artık beyler...


Davul da siz de tokmakta...


Siz başardıkça biz horon tepelim...


Dik oynayalım dimdik hem de...


Siz de bilirsiniz ki;
HORON DİK OYNANIR...