Advert
MHP'deki 'Evet' ve 'hayır'cılar Devlet Bahçeli ve onun yönetimi  Ülkü Ocaklarının mert çocukları
Ünal Yavuz

MHP'deki 'Evet' ve 'hayır'cılar Devlet Bahçeli ve onun yönetimi Ülkü Ocaklarının mert çocukları

Referandum sürecinin başlamasıyla birlikte Anayasa paketini en çok tartışan partilerin başında MHP geliyor...
MHP'ye gönül vermiş milyonlarca insan 'Evet' ve 'Hayır' konusunda ciddi anlamda ayrışmış durumda...
Bahçeli'nin AK Parti ile birlikte meclisten geçirdiği anayasa paketine 'Evet' diyen de var, 'Hayır' diyen de...
Kendi içinde büyük çelişkiler yaşayan MHP'liler bu noktaya nasıl geldi?
Devlet Bahçeli'nin çağrısı tabanda neden karşılık bulmadı?
MHP'lilerin hatrı sayılır kısmı bu anayasa paketine neden 'Hayır' diyor.
Bütün bunların kendi içinde cevapları var elbette...
3 yıl öncesine döndüğümüzde bunun cevabını bulmak hiç te zor değil aslında...
Sayın Bahçeli 17-25 Aralık yargı da darbe operasyonuyla birlikte dönemin Başbakanı Erdoğan'a ağır sözler söylemiş, bununla da kalmayıp, 'Versin Bilali alsın iktidarı' diyerek Erdoğan'ın ailesine kadar bu işi götürmüştü.
O dönem Sayın Bahçeli'nin, Erdoğan'a karşı yapmış olduğu muhalefet MHP tabanında karşılık bulurken, bunun semeresini ise Sayın Bahçeli 7 Haziran seçimlerinde 16.3 oranında oy ve 80 milletvekili alarak görmüştü...
Aradan geçen 2 yıllık zaman ve 15 temmuz sürecinin ülkemizde yaşattığı travma sonrası AK Parti hükümetine tam destek veren Bahçeli AK Partililerin büyük bir sevgisini ve sempatisini kazandı.
AK Parti'ye tam destek veren Bahçeli'nin, partisinin çok önemli isimlerini MHP'den ihraç etmesi ise MHP'de ipleri daha da gerdi.
Türkiye genelinde parti içinde teşkilatların kapatılması ve seçilmiş il başkanlarının görevden alınması ise Bahçeli karşıtlarını daha da pekiştirirken, MHP'de yaşanan olaylar tam bir iç hesaplaşma haline dönüştü.
İşte o hesaplaşma bugün büyüyerek devam ediyor.
Dün 'Her Türk ferdi Türkiye Cumhuriyetine başkan olur ama Erdoğan bu ülkeye başkan olamaz' sözleriyle kendi tabanına mesaj veren Sayın Bahçeli'nin bugün kendi elleriyle Sayın Erdoğan'ı başkanlığa götüren yolu açması parti tabanında tartışılıyor.
'Dün ne söylüyordun, bugün ne yapıyorsun?' diye kendisine yöneltilen sorular da gündemden hiç düşmüyor...
Yıllardır FETÖ ile mücadelenin önemi ve çözüm sürecinin rafa kaldırılması konusunda AK Parti'ye çok önemli çağrılar yapıp, bunları söylediği için Bahçeli'nin hükümet kanadından yerden yere vurulmasını MHP tabanı unuttu mu dersiniz?
Unutulmadı elbette...
Ülkücülerin hafızalarına kazındı...
Sayın Bahçeli'nin 15 temmuzdaki devlet millet yönündeki duruşunu takdir etmemek elde değil...
Peki sorun nerede?
MHP tabanının 'bu anayasa için zamanlamanın Türkiye açısından doğru olmadığı yönünde hükümete neden bir telkin yapılmamıştır.' söylemi ve serzenişi...
İşte MHP'de 2013 yılından sonra yaşanan gel-git'ler, ne yazık ki 'Evet-hayır' konusunda bugün tabanın ayrışmasına neden olmuştur.
Asıl sorulması gereken soru şudur?
Dün yerden yere vurduğun siyasi bir partiyle bugün neden referanduma gidiyorsun?
Kendi tabanında kıyım yapıp, partinin değerli isimlerini ihraç ederken neden şefkat elini uzatmadın?
Türkiye'nin dört bir tarafında teşkilatları darmadağın ederken, parti içinde yaratılan ikilemin hesabını şimdi kim verecek?
En önemlisi de yıllarca yüzüne bakmadığın ve bugün emniyet sübabı olarak görüp ülkü ocaklı başkanları teşkilatın başına getirmek ve ülkü ocaklarını hatırlamak yeni mi aklına geldi?
Ben özellikle Samsun'da 3 ayrı ocak başkanı ile tanışma imkanı buldum...
Dr. Mehmet Batuhan Örs...
Eğitimci Hüseyin Kürşat Geze...
İnşaat Mühendisi Yalçın Altıntaş...
Bu genç yüreklerin hepsi çok değerli isimler.
Layıkıyla ve eldeki imkanlarla Ülkü Ocakları il başkanlığı görevini yaptılar ve mevcut başkan Yalçın Altıntaş bu görevi halen yapmaya devam ediyor.
Şimdi Sayın Bahçeli'ye soruyorum;
MHP'nin arka bahçesi olan ve bugünkü yönetime tam anlamıyla sahip çıkan 70 milyonluk bütçeli MHP Genel Merkezi bu teşkilatlara yıllarca maddi olarak neden sahip çıkmadı?
MHP protokolünde en ön safta yer alan Ülkü ocakları takvim satıp, belirli kişilerden destek alarak mı ayakta kalacak?
Her ülkü ocaklı başkanın gençlere yönelik çok önemli projeleri maddiyatsızlıklar nedeniyle rafa kalkarken, Türkiye'nin dört bir tarafında faaliyet gösteren Ülkü Ocaklarına bugüne kadar neden ilgi gösterilmedi, destek verilmedi?
Bugün parti içinde yaşanan kavgalardan, sosyal medyadaki atarlardan, partililerin birbirleriyle ayrışmasından kim sorumlu?
Yıllarca partisine gönül vermiş, oyunu kullanmış MHP'liler 'Hayır' oyu kullanacak diye 'hain' ilan ediliyorsa herkesin yastığa başını koyup düşünmesi gerekiyor.
Ben Sayın Bahçeli'nin devlet adamlığını tartışmam...
Benim tartıştığım Bahçeli'nin liderlik anlayışıdır.
Bugün Bahçeli'yi 'Yüzyılın lideri' şeklinde sosyal medyada yazanlar bile var.
Bu insanların geçmişte 'Bahçeli ile MHP olmaz' dediklerini bu taban biliyor ve yazılanları hayretle izliyor.
Yaşanan ayrışma hayra alamet değildir.
Bugün Sayın Bahçeli'yi en çok AK Partililer alkışlıyorsa MHP'de aklı selim herkesin ciddi anlamda şapkayı önüne koyması gerekiyor.
Bugün 'Evet' diyen de ülkücü, 'hayır' diyen de ülkücüdür...
Kimse kendisini dev anyasında görüp birbirine ülkücülük dersi vermesin ...
Sandıkta herkesi kendi vicdanıyla baş başa bırakmak MHP adına daha hayırlı olacaktır...
Neden mi dersiniz?
Ülkücüler dayatmayla iş yapmaz, yüreğinin sesini dinler...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsini tünellere gömdük
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsini tünellere gömdük
2 polise ekip otosunda tecavüzden kelepçe
2 polise ekip otosunda tecavüzden kelepçe