Advert
BAYBURT'TAN BURJUVA VALİ ÇIKACAK DEĞİL YA?
Ünal Yavuz

BAYBURT'TAN BURJUVA VALİ ÇIKACAK DEĞİL YA?

Yılanların öcü filmini seyretmeyeniniz yoktur...
Fakir Bayburt'un şu unutulmaz romanından beyazperdeye aktarılan meşhur Türk filmi hani...
Sizin de Bayburt'lu olduğunuzu öğrenince 'Yılanların öcü' filmi aklıma geliverdi Sayın Valim...
Oğlu Kara Bayram, gelini Haçça, torunları Ahmet ve Şerife ile yaşayan Irazca Ana'nın köy içerisinde hiyerarşiye başkaldırışı anlatılır.
Bir bakıma halkın itildiği, zenginin, gücü yetenin korunup kollandığı meşhur hikaye...
Bu filmi seyretmeyen ya da bilmeyenler için hikayenin kısa özetini bir daha anlatalım.
Irazca, Karataş köyünde oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve torunları Ahmet ile Şerife ile yaşamaktadır. 
Deli Haceli ile karısı Fatma evleri çok nemli diye Irazca’nın evinin önüne yeni bir ev yaparlar. 
Bu esnada köye kaymakamın geleceği haberi alınır. 
Bundan dolayı çeşitli hazırlıklar yapılmaya başlar. 
Deli Haceli Kara bayramın kuzusunu çalmak için bir plan yapar. 
Köyün muhtarı da ona destek olur, Kara Bayram’ın hem kuzusunu çalar hem de üstüne falakaya yatırıp döverler. 
Bunu gören Irazca öfkelenir ve intikam almaya karar verir. 
Deli haceli’nin yeni yapmaya başladığı evin temellerini doldurur. 
Oğlu da kerpiçleri kırıp parçalar. 
Sabah bunu gören Deli Haceli çok sinirlenir ve Haçça’ya taş atar. 
O sırada hamile olan kadın düşük yapar. 
Irazca bunun üzerine gidip kaymakamın yolunu bekler. 
Kaymakamı köye ulaşmadan karşılayıp ona olanları anlatır ve hakkının verilmesi için yardımcı olmasını ister. 
Kaymakam onu haklı bulur ve köye ulaştığında muhtardan Irazca’nın hakkını vermesini talep eder. 
Muhtar korkup hemen Deli Haceli’ye olan desteğini keser. 
Kara bayram’la diyaloga giren muhtar olayı çözmeye çalışır. 
Ancak Kara Bayram ikna olmaz ve gidip dava açacağını söyler.
Hikayenin sonu ise Irazca Ana'nın yılanlarla konuşarak delirmesiyle biter. 
Ben 32 yıllık gazeteciyim...
Burada doğdum, burada büyüdüm, ekmeğimi bu şehir de kazanıyorum. 
Bedel ödeyerek bugünlere geldim, mezar taşım da burada olacak...
Bu şehir de kimin kel, kimin fodul olduğunu da iyi bilirim.
Dün akşam Havaalanında yeni Valimizin karşılanma resimlerini gördüm ve haber yaptım...
'Bu adam heybetli bir adam. Devlet adamı ve halkçı. Bayburt'tan burjuva bir adam çıkacak değil ya. Bu sefer Samsun'a 'Kaymak' gibi bir Vali geldi' dedim içimden...
Dilerim öyle olur...
Giden valimiz basını, gazetecileri çok severken, medyaya düşman oldu gitti...
Birileri Samsun basınını öyle kötüledi öyle anlattı ki sormayın gitsin...
Bizler bir Irazca Ana değiliz ama Kara Bayram kadar da yüreğimiz yok değil hani...
Sayın Valimizden beklentimiz ve isteğimiz şudur;
Bu şehir de sadece siyasetçiler ve şehri yönetenler dinlenerek kararlar alınmasın.
Samsun sadece siyasetçilerin ve burjuvanın hakim olduğu bir şehir olmaktan çıkarılıp içinde halkın da olduğu ortak bir akılla yönetilsin.
Yıllarca Fetönün emir ve talimatlarıyla yönetilip adeta Karadeniz'in fetö üssü olan Samsun birilerinin 2 dudağı arasında olmasın. 
İşte bu yüzden çok önemlisiniz ve değerlisiniz Sayın Valim... 
Yüzünüz de Anadolu insanının bütün figürlerini görerek, göreve başlayacağınız daha ilk günde böyle bir makaleyi kendimce yazmayı uygun buldum.
Yeniden şehrimize hoşgeldiz derken, Samsun için hayırlı olsun...
Başarılarınız daim, yolunuz açık olsun...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsini tünellere gömdük
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hepsini tünellere gömdük
2 polise ekip otosunda tecavüzden kelepçe
2 polise ekip otosunda tecavüzden kelepçe