Advert
BİZ HALA DELİYİZ HALA SEVDALI
Alperen Carus

BİZ HALA DELİYİZ HALA SEVDALI

Oradaydım…

Resmiyeti olmayan ama ruhiyeti olan kongrede.

Yok yok aslında kongrede değildim.

Türk Milliyetçilerinin reflekslerinin hala çivi gibi olduğunu dosta düşmana ilan eden ağırbaşlı isyanın merkez üssündeydim.

Onlarca Türk Milliyetçisi ile geceden yola düştük geceden.

Son ana kadar netleşmeyen randevunun aksaklığa uğrayacağı endişesini yol boyu rastladığımız araçlar ve sosyal medyada yayınlanan mesajlar, fotoğraflar eşliğinde aşa aşa yolu tükettik.

Gece yarısı vardık isyanın merkez üssüne.

Önce Kızılay’da sabahladık dostlarla soluksuz sohbet ve çay eşliğinde.

Kucaklaştık, hasret giderdik.

Hepimizde aynı hissin hasıl olmasının mutluluğu ile.

Sanki Başbuğun sağlığında Ocak’ta çay içer gibi.

Sanki üniversite teşkilatında sabaha omuz omuza ‘’mevzuya’’ gidecekmiş gibi.

Gün ağarınca harekete geçtik ‘’Ya Allah’’ deyip.

Sonra başkaldıran yenüçerilerin öbeklendiği mahvilleri dolaştık inceden.

Hanımlar, beyler en şık kıyafetleri ile Toma, gaz ve polisle olan randevularına hazırlanıyordu.

Belki olası bir çatışma ortamı söz konusuyken ‘’Gaz mı yerim ?’’ . ‘’Jop mu yerim ?’’ , ‘’Islanır mıyım ?’’ gibi bir endişenin en ufak emaresini görememek şaşırttı beni açıkçası.

Tamam dedim ‘’biz hala deliyiz, hala sevdalı’’.

Sonra ver elini Anadolu Oteli.

Binlerle birlikte yürüyerek vardık kutsal tarlaya.

Otele girmek ne mümkün tabi,

Otel artık ‘’Kozmik Otel’’ yapılmış, ulaşılamaz olmuştu.

Olsun varsındı, binler - on binlere dönüşmüş, asil bir isyanın çığlığı yankılanıyordu kutsal tarlada.

Kendisine biçilen deli gömleğini yırtıp müesses nizamın tomalarına fırlatıyordu Ülkücüler sanki,

Haykırıyordu yaşlısı, genci, kadını, erkeği vatan sevdalılarının ‘’işte yine buradayız, bitmedik, ölmedik, yılmadık, yıklmadık’’ dercesine kameraların merceğinden gözlerinin içine bakarcasına saray sakinlerinin.

Sonra kutsal tarlada daha da yükseldi hararet.

İsyanın elebaşları sökün etti ufuktan.

Önce yenüçerileri, sonra tel örgüleri ve tomaları selamladılar.

4 elebaşı girdi meydana ama asıl elebaşı kendini çabuk belli etti galiba.

Direnciyle, duruşuyla, mesajları ile, feraseti ve herif gibi duruşuyla Meral Abla malumu ilan etti ve kutsal tarlaya damgasını vurdu tam anlamıyla.

Elebaşlarının hepsi saygın, önemli ve Ülkücülere gerekli tabi ama lider 1 tane oluyor ve lideri şartlar ortaya çıkarıyor.

Meral Abla bu işe damgasını vurdu ve liderliği netleşti bence.

Geriye resmi prosedürlerin halli kalıyor.

‘’Saray müsaade etmez’’ diye endişelenen ve sevinenleri görür gibi oluyorum.

Ben kutsal tarlada, sarayın fikrini ciddiye alan kimseye rastlamadım.

Ülkücüler ve Meral Abla kararlı görünüyor.

Ya olacak, ya olacak.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sarıkamış'ta katliam gibi arazi kavgası: 6 ölü, 5 yaralı
Sarıkamış'ta katliam gibi arazi kavgası: 6 ölü, 5 yaralı
İçişleri Bakanı Soylu: Yaşlılar 'bize eksik pusula verildi' diyor
İçişleri Bakanı Soylu: Yaşlılar 'bize eksik pusula verildi' diyor