Advert
Advert
KILAVUZU KARGA OLANIN...
Ünal Yavuz

KILAVUZU KARGA OLANIN...

Bir iş adamı hakkında yazı yazmaya gör...
Gazetecilere ilk söyledikleri söz belli:
'Beni tehdit ettiler, şantaj yaptılar...'
Oğlum senin boyun kaç kilon kaç...
Cürümün kadar konuşta inanalım...
Bizim Dr. Ersin Yılmaz...
Geçen hafta bayağı bir gündem oldu...
Gazeteci döversen gündem olursun tabi ki...
Burası patagonya mı?
Olay savcılığa intikal edince Biz de 9 sütuna manşet...
Bugün ona yarın bize...
Alışkanlık olmasın diyoruz...
Kılavuzu kim?
Coşkun Özbek...
Kovulmadık yeri kalmadı yiğidimin...
Meslektaşımız nerede dayak yiyor?
Onun bürosunda...
Kumpas var mı, yok mu?
Allah bilir...
Kendi fikrim var ama söylemem...
Bilen bilir...
Bu arkadaş yaşananları soğutacağına...
Meslektaşımızdan özür dileteceğine...
Bu işin içine bizi de sokup ifade vermiş...
Bizim doktor da sazan gibi atlayıp bizden şikayetçi olmuş...
Gittik biz de ifademizi verip ondan şikayetçi olduk...
Bir de bizi çıkışta tehdit etmez mi?
Hem de kızım üzerinden...
Dünyayı yakarım ulan ben kızım için...
Bitik bir halde doktor...
Çünkü ulusal ve yerel medyada 15 temmuzdan önce aldığı ihaleler ve paralel yaftasıyla öyle gündeme geldi ki...
Onu anlayabiliyorum...
15 Temmuz'dan sonra ummadığımız iş adamları hapse atılınca Ersin Yılmaz'ın gündeme gelmesi de doğal bir durum...
Gazeteci de bunu yazmış...
Ağır yazmış, hafif yazmış...
Bunun kararını sen mi vereceksin?
Hukuk var adalet var...
Üstelik ben isterdim ki o meslektaşımızı ziyaret edip, kendini ifade etseydi...
Biz gazeteciler ayrı dünyadan gelmedik...
İnsanız ve halden anlarız...
Varsa yanlışı anlatır, düzeltirdin...
Burası medeni bir ülke...
Senin kılavuzunu bir sorgula bakalım...
Bu Coşkun efendiyle Ersin Yılmaz arasındaki bağın ne olduğunu merak edip araştırdım...
Hiç yorum yapmayacağım...
Yorumu siz değerli okurlarıma bırakacağım...
Kısa süre önce bu arkadaş haftalık bir gazete çıkarmış...
Bilin bakalım gazete manşetinde kimin reklamları var...
Hamdi beye mi soralım?
Kutuyu mu açalım...
Karar sizin...
Peki değer mi 3 kuruş için...
Allah biliyor ya değmez...
Bu arada ifademde de belirttim...
Buradan da yazıyorum...
Benim Ersin Yılmaz'a bir kinim ya da özel bir garezim olsaydı kızımı onun özel okuluna göndermezdim...
Yani 2015-2016 eğitim öğretim döneminde kızım onun okulunda eğitim gördü...
Tıkır tıkır parasını ödedim...
Bu kadar aptalca işler olur mu?
Bu dayak olayından sonra da kızımı asla oraya göndermeyeceğimi de müdürlerine söyledim...
Ben böyleyim kardeşim...
Allah hak etmediğimiz bir parayı çoluğumuza çocuğumuza yedirmesin...
Her şeyi helalinden nasip etsin...
Ersin Bey'e tavsiyem böyle ucuz oyunlara alet olmasın...
Diyalog en güzel araç...
Herkes hata yapabilir...
Hatasız olan Rabbimdir...
Yılmaz'ın geçmişine baktığımızda bürokrat olduğu dönemlerde ona sahip çıkan 2 gazeteciden biri de ne yazık ki benim...
Yıllardır yüzünü bile görmediğim bir insana neyin şantajı neyin tehditi...
Allah'ta nasip etmesin...
Biz meslektaşımıza sahip çıktık...
Kim yaparsa yapsın aynı tepkiyi niye koyarız...
Mesele bundan ibaret...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
//
// //
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul Valiliği: 90 günlük sürecin başladığı bildirildi
İstanbul Valiliği: 90 günlük sürecin başladığı bildirildi
Bakan Pakdemirli: Hedefimiz 2019'da 1,1 milyar dolarlık ihracat
Bakan Pakdemirli: Hedefimiz 2019'da 1,1 milyar dolarlık ihracat