İstanbul – Boşanma istatistiklerine bakıldığında genellikle evliliğin ilk 5 yılı "riskli bölge" olarak işaretlenir. Ancak son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sessiz ama derinden ilerleyen yeni bir dalga var: Literatürde "Gray Divorce" olarak adlandırılan "Gri Boşanma". Yani, saçlarına aklar düştükten, çocuklar büyüdükten ve emeklilik kapıya dayandıktan sonra yollarını ayıran 50 yaş üstü çiftler.

30-40 yıllık yastıkdaşlığın ardından gelen bu radikal kararların ardında ne yatıyor? Bu sadece bir "ikinci bahar" arayışı mı, yoksa tahammül sınırının sonu mu? İstanbul'un en kıdemli boşanma avukatlarından, 1988 yılından bu yana sayısız ailenin dönüşümüne tanıklık eden Avukat Aydın Aydar, bu yeni toplumsal fenomeni ve hukuki yansımalarını Gündem Haber için analiz etti.

"Artık 'Elalem Ne Der' Devri Kapandı"

Avukat Aydın Aydar, mesleğe başladığı 90'lı yıllarla bugünü kıyasladığında, 50 yaş üstü boşanmalarda dramatik bir artış gözlemlediğini belirtiyor. Aydar'a göre bu artışın temel sebebi toplumsal baskının zayıflaması ve bireysel mutluluğun öne çıkması.

Aydar durumu şöyle özetliyor: "Eskiden 'kol kırılır yen içinde kalır' anlayışı hakimdi. İnsanlar mutsuz da olsalar, 'bu yaştan sonra ayıp olur', 'çocuklar evlenene kadar sabredelim' diyerek evliliklerini sürdürüyorlardı. Ancak bugünün 50-60 yaş grubu, eski nesillerden çok farklı. Kendilerini yaşlı hissetmiyorlar. Ortalama yaşam süresi uzadı; önlerinde hala sağlıklı ve aktif geçirebilecekleri 20-30 yıl var. 'Kalan ömrümü mutsuz ve iletişimsiz bir evde mi geçireceğim, yoksa huzurlu bir yalnızlığı veya yeni bir hayatı mı seçeceğim?' sorusunu soruyorlar. Ve artık cesaretle 'hayatımı geri istiyorum' diyebiliyorlar."

Boş Yuva Sendromu ve "Yabancılaşma"

Aydar'ın tespitlerine göre, gri boşanmaların en büyük tetikleyicisi "Emeklilik" ve "Boş Yuva Sendromu". Yıllarca çocuk yetiştirme telaşı ve iş hayatı koşturmacasıyla birbirini ihmal eden çiftler, çocuklar evden gidip emekli olduklarında evde baş başa kalıyorlar.

Boşanma Avukatı Aydın Aydar bu kritik eşiği şöyle anlatıyor: "Çiftler bir gün salondaki koltukta karşı karşıya oturuyor ve aslında yıllardır birbirlerine ne kadar yabancılaştıklarını fark ediyorlar. Konuşacak ortak bir konuları kalmadığını, çocuklardan başka onları bir arada tutan bir harç olmadığını görüyorlar. İşte o an, kopuş başlıyor. 25-30 yıllık evlilikler, bir ihanet veya büyük bir kavga olmadan, sadece 'tükenmişlik' ve 'paylaşımın bitmesi' nedeniyle sonlanıyor."

"Bir Ömrün Tasfiyesi"

Genç çiftlerin boşanmalarında velayet savaşları ön plandayken, gri boşanmalarda hukuki mücadelenin merkezini "Mal Paylaşımı" oluşturuyor. Avukat Aydın Aydar, bu davaların teknik olarak en karmaşık davalar olduğunu vurguluyor.

"Düşünün ki ortada 30-40 yıllık bir ekonomik ortaklık var," diyen Aydar, sürecin zorluğunu şu sözlerle açıklıyor: "Genç bir çiftin paylaşacağı şeyler bellidir; belki bir ev, bir araba. Ama gri boşanmalarda; emeklilik ikramiyeleri, yılların birikimiyle alınmış yazlıklar, bireysel emeklilik fonları, şirket hisseleri, hatta ziynet eşyalarının yıllar içindeki dönüşümü masaya yatırılıyor. Medeni Kanunumuzdaki 'edinilmiş mallara katılma rejimi' 2002 yılında yürürlüğe girdi. Çoğu gri boşanma çifti ise bu tarihten önce evlendi. Dolayısıyla mal paylaşımı hesaplanırken 2002 öncesi ve sonrası için iki ayrı hukuki rejim uygulanması gerekiyor. Bu da ciddi bir uzmanlık ve matematiksel bir titizlik gerektiriyor."

"Kadınlar Daha Cesur, Erkekler Daha Kaygılı"

Aydın Aydar'ın ilginç bir gözlemi de cinsiyetler arası fark üzerine. Aydar, gri boşanma taleplerinin büyük çoğunluğunun kadınlardan geldiğini belirtiyor. "Kadınlar, çocukları büyüttükten sonra üzerlerindeki o ağır yükü atıp, kendileri için yaşamak istiyorlar. 'Artık kimseye hizmet etmek istemiyorum' düşüncesi hakim. Erkekler ise düzenlerinin bozulmasından, yalnız kalmaktan ve özellikle sağlık sorunları başladığında bakıma muhtaç olmaktan daha fazla korkuyorlar. Bu yüzden boşanma sürecinde erkek tarafı genellikle uzlaşmaya veya barışmaya daha meyilli oluyor."

Avukat Aydar'dan "İkinci Bahar" Arayanlara Tavsiye

50 yaş üstü boşanmanın sadece duygusal değil, ciddi bir ekonomik karar olduğunu hatırlatan en iyi boşanma avukatı, bu yola gireceklere şu uyarılarda bulunuyor:

"Özgürlük hayali kurarken, finansal gerçekleri göz ardı etmeyin. Emeklilik yıllarında iki ayrı evin masrafını karşılamak, yaşam standardınızı düşürebilir. Duygusal olarak hazır olduğunuz kadar, ekonomik olarak da bu ayrılığa hazır olup olmadığınızı iyi analiz edin. Ve en önemlisi, yılların hatırına saygı duyarak, süreci bir kan davasına dönüştürmeden, 'saygın bir veda' ile sonlandırın. Çünkü geride bıraktığınız miras sadece mal mülk değil, aynı zamanda çocuklarınıza ve torunlarınıza bıraktığınız aile kültürüdür."

Avukat Aydın Aydar | Boşanma Avukatı İstanbul

Süleyman Demirel Bulvarı Mall of İstanbul Residance, A Blok No:50, 34490 Başakşehir/İstanbul

+905323345992