19 AĞUSTOS 2019 Pazartesi 20:26
Güncel
Giriş Tarihi : 16-07-2019 15:39

Ali Erbaş: İslam'ın doğru bilinmesi hayati öneme sahiptir

DİYANET İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "15 Temmuz hain darbe girişimi bir daha açıkça göstermiştir ki, bu topraklarda yüce dinimiz İslam'ın en doğru şekilde bilinmesi oldukça hayati bir öneme sahiptir" dedi.

Ali Erbaş: İslam'ın doğru bilinmesi hayati öneme sahiptir

Diyanet İşleri Başkanlığı ile 15 Temmuz Derneği işbirliğinde, '3'üncü Uluslararası 15 Temmuz Sempozyumu' düzenlendi. '15 Temmuz'a Giden Süreçte Din İstismarı', 'FETÖ Din İstismarının Arkasına Gizlenen Terör Örgütü' ve 'Din İstismarıyla Mücadele ve Gelecek Perspektifi' başlıklı oturumlardan oluşan sempozyumun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 15 Temmuz'un, Türkiye'nin maruz kaldığı büyük ihanet karşısında aziz milletin yazdığı onurlu bir destanın yıl dönümü olduğunu söyledi. Erbaş, "Bugün açıkça ortaya çıkmıştır ki, ihanet şebekesi FETÖ, insanlarımızın samimi dinî duygularını, Allah ve peygamber tasavvurunu, İslami kavramları, insani ve vicdani değerleri tahrip ve istismar ederek kirli ve karanlık emellerine alet etmiştir" dedi. 

'DOĞRU DİNİ BİLGİNİN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ'

Erbaş, tarihten günümüze bütün din istismarcıların gizli ve kirli emeller içerisinde olduğunu, gizli gündemleri ve bağlantıları bulunduğunu, yalan konuşup ihanet eden bu istismarcıların dinin kavram ve ilkelerini kullanarak, insanların samimiyetini suistimal ettiğini dile getirdi. Darbe girişiminin, doğru dini bilginin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Erbaş, "15 Temmuz hain darbe girişimi bir daha açıkça göstermiştir ki, bu topraklarda yüce dinimiz İslam'ın en doğru şekilde bilinmesi oldukça hayati bir öneme sahiptir. Zira doğru şekilde karşılanmayan her ihtiyaç, istismara açık hale gelmekte, İslam'ın hakikatleri konusundaki cehalet ve yanlış bilgi, pek çok bireysel ve toplumsal sorunlara neden olmaktadır. Hakikati tersyüz eden, Müslümanları ayrıştıran, fitne, tefrika ve teröre hizmet eden hiçbir söylem ve eylemin İslam'dan referans bulması mümkün değildir" diye konuştu.

'BİZİM İNANCIMIZDA OLAN BİR ŞEY DEĞİLDİR'

Din istismarcılarına karşı uyarılarda bulanan Erbaş, "Bir yerde herhangi bir kitaba Kur'an-ı Kerim'den daha çok ilgi gösteriliyorsa orada hakikat adına ciddi bir sorun var demektir. Bazı kişilerin masum ve hatadan korunmuş olduğuna inanılıyor ve onlara peygamber efendimizden daha çok itibar ediliyorsa, İslam’ın dışına çıkılmış demektir. Bazılarının diğerlerinden farklı ve seçkin olduğuna inanan, mensubu olduğu topluluğu, grubu diğer Müslüman topluluklardan, gruplardan, onların üstünde seçilmiş bir cemaat, bir grup olarak kabul eden bir anlayış varsa istismar ve haktan sapma açık hale gelmiş demektir. Bu bizim inancımızda olan bir şey değildir. FETÖ ihaneti bertaraf olmuştur. Bir daha benzer süreçler ve ihanetler yaşamama adına sağduyulu, sağlıklı ve ferasetli bir yaklaşımı güçlendirmeliyiz."

'KİMLİKLİ, KARAKTERLİ GENÇ KİTLELER'

Erbaş, din istismarı ile mücadelenin en etkin yolunun doğru dinî bilginin yerleştirilmesi, Kur'an ve sünnete dayalı bir din öğretimi, eğitimi, ahlâk ve maneviyata dayalı bir davranış eğitimi olduğunu kaydetti. Erbaş, "Dini istismar eden örgütler, şahıslar genellikle özgüveni, özgür ve özgün düşüncesi, kimlikli ve karakterli duruşu ellerinden alınmış genç kitleler oluşturmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla çocuklarımıza, okul öncesi eğitimden başlamak üzere, sağlıklı bir karakter ve değer aşılayacak, onların iyi bir kul ve güzel ahlâklı bir insan olarak yetişmelerini sağlayacak eğitim ortamları ve müfredatları hazırlamaya mecburuz. Diğer yandan anne-baba ve vatandaş olarak her birimiz, çocuklarımızı kime emanet ettiğimize, onların kimlerle arkadaşlık ettiklerine, vakitlerini nerede harcadıklarına, ne okuduklarına,  sanal dünyada hangi ağlara dâhil olduklarına dikkat etmek zorundayız" diye konuştu.

'TERÖR ÖRGÜTÜNE ALDANDIK'

Sempozyumun birinci oturumunun moderatörlüğünü üstlenen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı ise, 15 Temmuz'u anma programlarını ihaneti anlamaya yönelik bilinçlenme programlarına çevirmek gerektiğini vurgulayarak, "Neden aldandık, kim aldattı ve neyi kullandı? Aslında yıllarca her birimiz dine hizmet ettiklerini düşünerek, öğrencilerin elinden tuttuklarını zannederek, ibadetlerimize destek olduklarını ya da maneviyatımızla ilgilendiklerini zannederek dini kendi çıkarlarına alet eden bir terör örgütüne aldandık. Bugün din istismarı tuzağına bir daha düşmemek üzere idrakimizin açılması, farkındalığımızın artması gerekiyor. Kendimizi korumanın tek yolu da doğru dini bilgiyi edinmekten geçiyor" dedi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Sultanahmet'te patlama!
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA